Mavi Ada Fon Müzikleri Şiirleri
Tevazu Örneği Hallacı Mansur
04 Eylül 2010 Yazan: Cevher 
İdâm edilmeden önce halk taş atmaya başladı.
Atılan taşlara hiç ses çıkarmıyor, hattâ tebessüm ediyordu.
Bir dostu, taş yerine gül attı.
O zaman Mansûr hazretleri inledi.
Sebebi sorulduğunda;
"Taş atanlar beni yakînen tanımayanlardır.
Tabiîdir ki halden anlamazlar.
Halden anlayanların bir gülü bile beni incitti." cevâbını verdi.
~♣~~♣~~♣~~♣~~♣~
Ellerinden, bacaklarından sonra dilini de kesmek istediler.
İzin isteyip; "Allah’ım, bana senin için bu işkenceyi revâ görenlere rahmet et!
Senin rızân için beni elimden, ayağımdan, gözlerimden,
başımdan, canımdan ayıran bu kullarını affet!" diye yalvardı
Mavi Ada Fonları – Vassilis Saleas – The Seaside – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Üzülme
28 Ağustos 2010 Yazan: Cevher
"Ayağın kırıldı diye üzülme.
Allah sana belki kanat verecek.
Kuyu dibinde kaldın diye kırılma,
belki oradan bile bir kapı açılır.
Yusuf kuyudan sultan oldu.."
Mavi Ada Fon – Tanbur – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Zindanda Kan Gülleri – Buket Cihan TEMÜR
01 Ağustos 2010 Yazan: Cevher
örselenmiş sukûtumla ördüm bu kalın taş duvarları
aralarında uzun anlamsız boşluklar
en çok,
en çok susmak gerekecek hayata dememişti annem
o renkli kitapları uzatırken bana
susuyorum şimdi üç karışlık zindanımda uzun uzun susuyorum
toprağı kıskandıracak bir ölüm arıyor dışarda gece celadına gülümserken
darağacı yağlı sicimini kendi boynuna bağlıyor bu üç karışlık mezara gömülenlere ağlarken
siyah yakamozlar asıyorum duvarlarıma
gözlerimi gözlerine banarken senden çaldığım
suslara yürüyorum adını adımlarıma ekleyerek sen sen sen
üç adımda bittiyor zindan duvarlar bağırıyor gelme üstüme gelme
bu taş duvara gömülü kankırmızı güller açıyor yankılandıkca yüzün
ıslanmış kirpiklerine sokulmuş gece ağlıyorsun sessiz sessiz
oysa en çokta sen bilmelisin
kankırmızı güllerin aynı gamzede birleşemeyen göz yaşlarınında açtığını
ömrümün tek baharıydı sana adadığım
oysa dememişti annem aşk adanmaktır doğarken attığın çığlığı sakla diye
bir mezara en çok sesizlik yakışırdı sustum uzun uzun sustum
şah damarımda şahlanan bir cığlığa susuyorum şimdi
dili ölmüş Ademin medeniyetinden kalma
en masumu bile günâhkardır sevdanın sevdiğini öldürürken
ben kanlı ellerimi gizlemek için sakladım kendimi bu zindanda
adem biliyor muydu elmayı aşk için çaldığını
aşkı his ederken biliyor muydu ölümün aşkla uzadığını
ve
kan kırmızı güllerin aynı gamzede birleşemeyen göz yaşlarınında açtığını
siyah bir yakamoza tutunmaktır hayat dememişti annem güller kan damlarken
susmak şakaklarımdaki çakıl taşlarına gömüyor ölü yıldızları
iklim iklim çalarken yüzümü bin kez daha saklanıyorum zindanıma
aklımın labirentlerinde kanıyor salkım salkım parçalanmış umutlar
iki ucu hasret yollara yazılı adımız bu mühürlü kaderin tam ortasında
ölüm geçiyor bu kan revan yazgının mahşeri bekleyişine dudak bükerek
oysa aşkı öldürmez ölüm uçurum diplerinde savruldukca kan kırmızı güllerimiz
üç karış zindanda kan gülleri büyüttüm anne siyah bir yakomaza tutunarak
avucumda uçmadan öldü serçeler
hasret ateşten gömlek gibi oturdu omuzlarıma
oysa demedin anne.
tohumun aşksa kan gülleri harmanın olur diye
şah damarımda şahlanan bir cığlığa susuyorum şimdi
dili ölmüş Ademin medeniyetinden kalma
aklımın labirentlerinde
ölü serçeler .
mahşeri bekleyişlerde anne
avuçlarımda kan damlayan güler
Mavi Ada Fonları – Cahit Berkay – Gülümserin Vedası – indir | Alternatif
Kahraman TAZEOĞLU – Zindanda Kan Gülleri – Buket Cihan TEMÜR – indir | Alternatif
Popularity: 3% [?]
Eflatun Masal – Kaan ÖZER
06 Şubat 2010 Yazan: Cevher
Masalın camından içeri doğru sızan gözbebeklerimden bahsediyorum.
Dokunabilir misin kahve koyusu yalnızlığıma ?
Ya da sesimin teline vurulup,
çıkarabilir misin göğüs kafesimden nefesini ?
Avuç içlerim sönüyor..
Socrates’in sakalına zehir katın..
Beyaz tellerine kaldırın kadehlerinizi… şerefe..!
Doğurulan bütün piçleri bırakın sokağa!
Eflatun yaprakların damarlarından düşüyorum masalım.
Bir sonbahar alışkanlığı daha sona eriyor..
Mum alevinde yitiriyorum solgun benizli istasyonları..
ve seni,
üçüncü perdede asıyorlar…
yalınayak düşlerin, cam kırığı öpüşlerin ve yapışkan alışkanlıkların ortasında izliyorum olanları…
Socrates’in kaderini isa’ya kopyalayın!
Bütün çarmıhları yakın olvsat meydanında!
Dökülen aforizmaların zehrini dikin iliklerinize!..
Mavi gecenin samanyolu kesişmelerinde başlıyor aşk..
Sabaha dek süren ikili sevişmeler yaşıyorum..
Rüzgâra karşı ağlayan yağmurda boğuluyor düşlerim..
Tut gözlerimden.. tut yoksa düşerim.
Tut ellerimden.. tut yoksa ölürüm..
Masalın canımdan içeri doğru sızan gözbebeklerimden bahsediyorum diyorum!
Dokun kahve koyusu yalnızlığıma..
Ya da sesimin teline vurulup çıkar göğüs kafesimden nefesini.
Avuç içlerim yanıyor..
Socrates’in sakalına zehir kattılar.
Beyaz tellerine kaldırdılar kadehlerini.. şerefe ..!
Doğurulan bütün piçleri bıraktılar sokağa..
Eflatun yaprakların damarlarından tutundum masalım..
Karlı kış’ın kapısında sayıklıyorum adını..
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
çırılçıplak düşlerin, cam arası öpüşlerin ve kırılgan alışkanlıkların ortasında sarılıyorum saçlarına..
Son perde..
Pedagoji uyurken, pedagog doğar sokaklarda..
ve düş’ü asarlar masalın dar ağacında..
socrates ölür, masala aşk kalır elde avuçta…
Kahraman Tazeoğlu – Eflatun Masal – Kaan Özer | Alternatif
Mavi Ada Fonları – Matem – Fon Miss – indir | Alternatif
Popularity: 5% [?]
Değil Eskisi Gibi Hiçbirşey – Epica ~ Ayşegül
25 Ekim 2009 Yazan: Cevher
Her sevda da unutuluyor yelkovan
Hep süslü kalıyor düş ağacı
Ne çok tebessüm ediyor yıllar
Bu fotoğraf bana ne kadar yabancı…
Issız zindanlarda dağılıyor şarkılarım
Yutkunmadan kor düşüyor ciğerlerime
Islanmıyor yağmurun en derininde saçlarım
Elbet bir bildiği vardır,
yükünü ağırlığına katan akşamların.
Bir mezatta satılıyor kirpiklerin
Ama sen nedense
Çoğalamıyorsun gözlerimde…
Ve yine Acıtıyor sesin…
Erken uyanmak için hiçbir sebebim yok
Sesini duymak için bölmüyorum rüyalarımı
Kadıköyde yalnız dolaşıyorum
İzin almıyorum
Ayaklarıma muhalif kalıyorum
Caddelerde bağırıyorum
Hesap vermiyorum meraklı bakışlarına
Sensizliği öğreniyorum
Çekiliyorum gölgenden, kendi gölgeme sığınıyorum
Yalnızlığı bir dirhem kalabalıklaştırıyorum
Unutuyorum !
Avutuluyorum !
Değil eskisi gibi hiçbir şey,
Anlatamıyorum…
Hadi sen kentin rüzgarına sat kendini
Gamzelerinde açacak bir kar çiçeğiyle ,
Çocukluğumun ince gülüşünden at kendini
Çekip gittiğin bende birşey kalmadı artık
Gitmeseydim kalırdı(m)
Belki de manşet olmazdı şairliğim
Asıp kesmezdim mısraları
Her harfine başka anlam yüklemezdim
Tekfirlemezdim seni kendi ellerimle
Artık sözlerim, delik kalbimden sızıyor
zarfa bile sığdıramıyorum
melâlime kapılıyor telaşım
Aramızda suskun kalıyor aşk !
Ama sen istifini bile bozmuyorsun…
Karşına çıkmayacak biri için cümleler yapıyorsun
İçine eziyet ediyorsun
Hadi Sustur kendini
Alışmışken sükuta
Kentin erhamından çıkartma kendini…
Ruhumu araladım
İçten dışa yol var feryadıma
yokluğuna eyvallahım var
Dönüp yazılacak kadar ne kalemim
Ne de alın yazımdan silmeyecek kadar dermanım var!
Kahraman TAZEOĞLU – Değil Eskisi Gibi Hiçbirşey – Epica / Ayşegül | Alternatif
Bu şiirde kullanılan fon müziği:
En Sevgiliye Fon Müzikleri – Nursun – indir | Alternatif
Popularity: unranked [?]

