İbrahim SADRİ Şiirleri
Yalan – İbrahim SADRİ
07 Mayıs 2010 Yazan: yaramazsair
Hadi gidiyorsun
Yürekten kan gidiyor, sen gidiyorsun
Her şey gidiyor
Gökte bulut, dağda kar, düzde kervan gidiyor
Solgun bir gül oluyor insan
Bir demet kır çiçeği ölüyor sen gidiyorsun
Ne ucuz yaşıyorsun, ne kolay
Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
Ben kanıyorum sen üşüyorsun
Kolay değil bir yalan bu
Yaralayan kanayan koca bir yalan
Yalan işte
Sevdiğim yalan
Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu
Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi
Yumuşak sıcak bir yalan
Islak gözlerimle geçiyorum
Yaralı bir ceylanın kalbinden
Ceplerimde kül var
Bir yangından arta kalan
Sorduğum adreslerde kimse olmuyor
Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman
Her şey bir yalan gibi yandığı zaman
Yalnız olduğunu anlayan insan
Anladım ve geçtim
Yaralı bir ceylanın kalbinden
Aynamı kırdım fotoğraflarını yaktım
Nasıl da acımasızdın tafralarıma karşı
Nasıl da umarsız
Su gördüm düşümde
Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu
Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu
Sonra sabah oluyor
Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu
Hayır diyordu bir dağ köylüsü
Hiçbir şey için geç değil
Ve geç değil bir şey için hiçbir şey
Bir şey vardı öyleyse bir şey
Beni çeken
Gecenin duldasından uzağa
Kocaman çayırlara çeken bir şey
Gümrah ırmaklara
Sonra sıcağa sonra acıya
Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan
Bir şey
Tutsana beni, bırakmasana
Olsun yaralasana
Olsun, ağrısa da
Yalan da olsa, kalsana
Dağ köylüsü
Aşkın olduğu yerde ben varım
Sen olmasan da ben varım
Yağmur yağar saçlarım filizlenir
Bir yıldız düşer omuzlarıma
Islık çalar ıslanır şarkılarımı söylerim geçerim kapından
Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan
Tanırlar beni
Bilirler
En iyi yalanlarını ben alırım onların
Adresler sorarım kimseler oturmaz orada
Ve kimseler olmaz ben sordukça
Dağ köylüsü
Şimdi gidersen
Şimdi git
Kalırsan şimdi
İbrahim SADRİ – Yalan indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Vur Bitsin – İbrahim SADRİ
01 Mayıs 2010 Yazan: Cevher
Bedirhan GÖKÇE nin Kral Fm deki Üçüncü Sayfa radyo programı kayıtları İbrahim SADRİ ye ait Vur Bitsin isimli şiiri
Orada masanın üstünde bir resim
İkimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’ da
Saçlarımızın üzerinde martılar
Gözlerimizde acemi bir aşk, biraz umut
Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk
Senin sırtında sarı yağmurluğun
Kadıköy’de ucuzluktan almışız
Bende o siyah kazak
Hani bir kedi gibi sokulduğun
Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse
Islatan her tarafımızı
Orada masanın üzerinde bir resim
Yak, bitsin..
Orada kapının arkasında bir yazı
Seviyoruz yazmışız birlikte
Harfler nasıl da titremiş meğer ellerimizde
Bir Pazartesi akşamı ben eve dönünce
Tutup öyle yazmışız nereden estiyse
Hep gülüşün, hep sıcaklığın sinmiş harflere
Ne yaptığın çorbanın ne pilavın tadı
Sobayı yakmayı unutmuşuz ne gam
Senin çiğdemler açmış yüzünde sıcaklığın
Orada kapının arkasında bir yazı
Sil, bitsin..
Orada sehpanın üzerinde iki bardak
Senin demlediğin çayı içmişiz birlikte
Nasıl da dalgamızı geçmişiz dünyanın bütün dertleriyle
Umudu sürmüşüz ortaya
Kocaman yüreklerimizi bilemiş onca kahıra
Bir masalmış, bir yalanmış gibi korkmuşuz
Sıkı sıkıya yaslanmışız bahtımızın kara yıldızına
Ben tek sen üç şeker atmışım filiz çayımıza
Sonra açıp perdeyi gök yüzünden bir dilek tutmuşuz
Mehtap gülümsemiş deliyürek çocukluğumuza
Orada, sehpanın üstünde iki bardak
Kır, bitsin..
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar
Ne yana dönsem senden bir parça bir şey
Belki minik kızgınlığın, belki bir gülüşün uluorta
Böreğin altını yakışın,
Düğmemi dikerken iğneyi eline batırışın
Ve saçların, kan gülleri taktığın
Beni mahpus bıraktığın saçların
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Hep o kanepede oturmuşluğun
Şu senin yastığın, şu eşarbın
İşte şu bir Haziran akşamı gitmek için ayaklanışın
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Orada, odaya saçılmış küçük hatıralar
Git, bitsin..
Orada ayaklarının dibinde bir adam
Adam bütün adamlığını dökmüş önüne
Böyle kaç gün yana kaç gece ayaklarının dibinde
Öyle kolay mı öyle kolay gitmek
Her şeyi bu İstanbul’ u o sevdiğin adaların kokunusu
Mısır çarşısını Eminönü’nün balık ekmeğini
Beyoğlu’ nun sinema salonlarını
Birlikte beklediğimiz
Yirmisekiz numarayı unutmak öyle kolay mı
Öyle kolay
Orada ayaklarının dibinde bir adam
Kov, gitsin..
Orada, çekmecede altıotuzbeş bir silah
Babadan kalma
Hani bir bayramda saydırmışız havaya
Sen biraz ürkek sokulmuşun omzuma
Kuşlar havalanmış,
Bütün güvercinleri İstanbul’un
Giderken galiba bir beni bir de bunu unutmuşsun
Orada altıotuzbeş bir silah
Ve burada zaten öldürdüğün bir yürek
Vur, bitsin..
Bedirhan Gökçe – Vur Bitsin – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
İbrahim SADRİ – Öylesine Sevmişim – Vur Bitsin – indir | Alternatif
Emre ÖZDEMİR – Vur Bitsin – İbrahim SADRİ – indir | Alternatif
Popularity: 3% [?]
Geriye Dönen Adam – İbrahim SADRİ
29 Nisan 2010 Yazan: Cevher
Bedirhan GÖKÇE nin Kral Fm deki Üçüncü Sayfa radyo programı kayıtları ye ait Geriye Dönen Adam isimli şiiri
Yağmur yağıyordu
Benim saçlarımda kırağılar vardı
onun omzuza konmuş bir gül
kapıyı açtım,
elinde eski bir bavul
yüzünde daha da eski bir hikaye
geldim dedi, geldim işte
sana kendimi getirdim,belki unutmuşsundur
birlikte söylediğimiz şarkıları getirdim
bir kaç gömlek bir pijama attı
tuttuğum notları,
serin volta boylarında adımları sayıp susuşlarımı
elimle büyüttüğüm nazlı bir menekşeyi
gökyüzüne verdiğim dualarımı
çakmağımı,sigaramı,tabakamı
ve kitaplarımı getirdim
döndüm dedi,döndüm işte.
içeri girdi aksıyordu bir ayağı
oysa nasılda akardı bayrak gibi önümüzde
nasılda oynardı saçları rüzgarı bulanda
bir ceylan gibi nasıl da koşardı
ayağım dedi,
derin bir nefes aldı
İçerde dedi,
bir bakır tas bıraktım
bir kehribar tesbih
birkaç kitap,
birkaç iyi arkadaş
tüketilmiş bir çeza
ve bir ayak,güldü sonra
dedemin yemen çölünde bıraktığı ayağı
ben içerde bıraktım,
kurban olsun ikimizinki de memlekete
oturduk,
uzun uzun baktık birbirimize
onüç yıl sonra yeniden karşı karşıya
bir deli gençliği
birlikte düşürmüştük yollara
bir yüreğimiz vardı ve onu koymuştuk ortaya
ben başımı onun omuzuna yaslardım
o taleal okurdu kulağıma
ben bazı geceler oturup ağlardım
o dua ederdi hepimiz adına
bir sonbahar akşamında ayrılmıştık
caddelerde arabalar akıyordu
yağmur yağıyordu
babalar
ekmekleri saklamış çeketlerinin altına
korkuyla evlerine koşuyordu
düdükler ötüyordu,sirenler çalıyordu,
şehri kimler çalıyordu?
oysa biz onunla
yüreğimizi koymuştuk ortaya
arkasından baktım,
elinde tahta bir bavul,
cebinde ikimizin yüreği
şifadan ayrılık,rahmetten yoksulluk
şen olasın mahpusluk
kaldır gözlerini yerden,dedi
onüç yıl dediğin ne ki?
bana mektup yaz,
bir de menekşe resmi yap
ve bir gül gönder anama
kaldır gözlerini yerden,
onüç yıl dediğin ne ki?
yürüdü Yusuf
yanıp sönen mavi ışıklar düştü gölgesine
ben onüç yıl bekleyecektim
onüç yıl
kavuşmak için
cebinde rehin götürdü gençliğime
Bedirhan Gökçe – Geriye Dönen Adam – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
İbrahim SADRİ - Geriye Dönen Adam – indir | Alternatif
Hasan SAĞINDIK - Geriye Dönen Adam – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
Emre ÖZDEMİR – Geriye Dönen Adam – İbrahim SADRİ – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Siyah Gözlerine Beni de Götür – Nurullah GENÇ
29 Nisan 2010 Yazan: Cevher
Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum.
Pembe uçurtmalar yolladığından beri
Sarardı tiryaki menekşeleri
Sonbaharın tozlu kafeslerinde
Sevgi turnaları yakalıyorum
Turnalar gidiyor; ben kalıyorum
Avareyim, asudeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum.
Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum.
Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
Kaptanları sorgulayan
Yanından geçen küheylanların
Korku tufanına yakalandığı
Siyah gözlerine beni de götür
Güneş ülkesinden gelen yiğitler
Benzeri olmayan bir dünya kursun
Cellat, ayrılığın boynunu vursun.
Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken, bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkansız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür.
Bu kacinci bekleyis trenlerin ardindan,
Bin pare oldugum kacinci bozgun ?
Bir gun bu esrarli hikaye biter,
Erzurum garında banklar ustunde kalem bana kizgin
Kitaplar kizgin,
Hasret katar katar uzayip gider …..
Icimde bir figan, duduk sesi
Her vagon efkarli bir uzun hava
Gocmen kuslar hala donmedi geri
Kurumus evlerin karanfilleri
Ey Monalizanin kiskandigi el
Sihrine bir defa dokunmak icin
Hep ayni sarkiyi soyleyip durdum
Basımı umutsuz taslara vurdum,
Vermedin bir siyah fotografini
Ya da bir hatıra parmaklarından
“Beni bir kaygısız Neron mu sandın
Hangi dusmanımın sozune kandın.”
Gotur senin olsun butun ihtisam ,
Gece mahkumuna kalir mı aksam?
Erzurum garından ayriliyorum …
Banklar mutereddit bakiyor ardim sira.
Abdurrahman gazi yokuslarinda Mecnunla, Keremle bulusucaz
Bu caresiz derdi konusucaz
Yollar kivrim kivrim, cetin ve uzun
Daglar melankoli,
Dereler huzun,
Takvimleri gormek istemiyorum,
Karanlığa donmek istemiyorum,
Ey Monalizanın kiskadigi el,
Bu kar yiginlari cehennemden mi,
Bu sokaklar mahserden mi geliyor?
Gürcu kapı ihtirasi bilmezdi.
Altın kalpli zambaklarin filizlendigi tas magazalar,
Ilmek ilmek bileklerine gecirmezdi.
Nefret organlarini
Nerde dadaşın gür bıyıkları
Aziziye neden boyle derbeder
Solan renkler kimin kaldirimlarda?
“Ya bu Erzurum Erzurum degil,
Ya ben baskasiyim bu Erzurum da “
Ey Monalizanin kiskandigi el
Belki de o eski sinemalarda hala bir Çin filmi oynamaktadir
Cifte minareler mum isiginda sonsuzluga gecit aramaktadir
Küskün civileri yakutiyenin
Yine sessiz sessiz aglamaktadir.
Issızlıga kursun sıkan tabyalar
Başına karalar baglamaktadir
Abdurrahman gazi yokuslarinda
Ne Mecnun ve Kerem, Leyla ve Aslı
Ne de Çin filmindem kalan görüntü
Alevli bir köpük sadece dünya
Erzurum garına banklar üzerine donuyorum ciplak ayaklarimla
Yine kuslar, yine rüzgar ve yagmur
Zavalli gozlerim kirmizi, mahmur
Unutuyor sevda resimlerini
Ey Monalizanın kiskandigi el
O essiz, ebedi sıladan mahrum etme
Şarkıları sana birakiyorum ………
Bedirhan Gökçe – Siyah Gözlerine Beni de Götür – Nurullah GENÇ – indir | Alternatif
İbrahim SADRİ - Siyah Gözlerine Beni de Götür – Nurullah GENÇ – indir | Alternatif
A.Kadir YEŞİL - Siyah Gözlerine Beni de Götür – Nurullah GENÇ – indir | Alternatif
Ercan TÜRKOĞLU – Siyah Gözlerine Beni de Götür – Nurullah GENÇ – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Bir Adın Kalmalı – Ahmet Hamdi TANPINAR
25 Nisan 2010 Yazan: Cevher
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
Bedirhan GÖKÇE – Bir Adın Kalmalı – Ahmet Hamdi TANPINAR – indir | Alternatif
İbrahim SADRİ - Aşk 29 Harf – Bir Adın Kalmalı – Ahmet Hamdi TANPINAR – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Adam Gibi – İbrahim SADRİ
26 Mart 2010 Yazan: Cevher
Ben seni hiç sevmedim ki
Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip,
Gözlerinde tutulan.
Ben seni hiç sevmedim ki
Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim unuttuğuna
Yalnız olduğumu anladığımda
Ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi
Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı
Nisan’a hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğün zaman kanayan yaralarını
Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın
Ağlayan yüzünde İsa’nın
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla nar’ın
İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne
Tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne
Hep senin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki
Gittiğin zaman gitmeni sevdim
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevdim
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından Kırlara ilk kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki
Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip,
Gözlerinde tutulan.
Düştüğün zaman kanayan yaralarını
Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
Ben sevdim mi adam gibi severim
Bedirhan Gökçe – Adam Gibi – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
İbrahim SADRİ – Adam Gibi – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Adın Batsın – İbrahim SADRİ
23 Mart 2010 Yazan: Cevher
Yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile
Yaktın beni küle döndüm dumana döndüm
Nasıl edem nere gidem dertli baş ile
Bilemedim teli kırık kemana döndüm
Canım aldın, can evimden vurdun ya sende
Küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de
Sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
Sen de vicdansız çıktın adın batsın
Zaman ola devran döne sen de çekesin
Yitiresin umudunu heder olasın
Aşka düşe kahrolasın candan bıkasın
Ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin
Sen ki beni rezil ettin yedi cihanda
Yalan oldum talan oldum senin sayende
Sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
Sen de vicdansız çıktın adın batsın
Beni özleyince bir nehir yatağını bulsun
Kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin
Sesime bakıpta ağlıyorum sanma
Seni özleyince böyle olsun birazda
Ayrılıversin yaprak dalından
İnsan sevdiğinden ayrılıversin
Kan damarımdan can pazarından
Adam baharından ayrılıversin
Dağda dört mevsim erimeyen kar varya
Yokluğum öyle erimesin
Sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
Sen de vicdansız çıktın adın batsın
Bedirhan Gökçe – Adın Batsın – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
İbrahim Sadri – Adın Batsın - – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Bizim Yaşadığımız – Recep Tayyip ERDOĞAN
20 Mart 2010 Yazan: Cevher
bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her insan gibisevmekteyiz, seviecek şeyleri
bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği
kurban bayramlarında kınalı koçları
başları eloyasıişlemeli yemeni ile kapalı
bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları
kalbim ağrıyorsa da kardeşim
gönlüm bulanıyorsa
tedirginsem kuşkuluysam
kalın kitapların yazdığına bakarsan
acaip suçluysam
havada ihanetdışarıda sıcak
duvarda yazılar
kalbimizde acılar varsa da
bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
mektubun geldi bugün haziran
kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından
haberin geldi
haberin geldi iki damla gözyaşın kağıtta
çok bakarsın yağmur yağanda
ıslak ve buğulu camların ardından bilirim
bilirim, acı
nasıl oturur adam yüreğine
ne var yani işte
iyiyim diyorum ya
inan olsun iyiyim anne
insan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe
bak üzülme
yazıyorum bir daha
nolur üzülme
üzülmüyor analar
oğulları üzülmüyorum dedikçe
bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her insan gib isevmekteyiz, seviecek şeyleri
bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği
kurban bayramlarında kınalı koçları
başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı
bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları
Recep Tayyip Erdoğan – Bizim Yaşadığımız – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Ellerimizin Büyük Boşluğu – İbrahim SADRİ
19 Mart 2010 Yazan: CevherBurası dünya ve biz artık çok sıkıldık
Alıp başımızı sana gelmek istiyoruz
Sana gelmek
Sana gelmek, orada kalmak istiyoruz
Çok unuttuk hatırlamak istiyoruz
Başımızın okşanmasını gözyaşımızın silinmesini,kolumuza girilmesini istiyoruz
Yağmurunu ve meleklerini yeniden istiyoruz
Rüzgarın sesini, ırmağın sesini
Dağların dağ, denizlerin deniz, kadınların kadın, çocukların çocuk
Erkeklerin erkek, ekmeğin ekmek, olduğu bir dünyayı yeniden isterken
Seni istiyoruz aslında.Bunu söyleyemiyoruz
Her yer gece, çok gece
Ve biz meleklerini istiyoruz Rabbim
Çok yenildik yetmez mi ?
Bir bankanın önünde, bir koltuğun altında, bir ziyafetin ortasında, bir günahın tenhasında
Büyütüp durduk siyahı
Gece gece gece
Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne
Her yalanı yüz şeytan taşıyor olabilir mi
Bilmiyoruz
Çünkü
Bilincimiz içerken binlerce yılın karmaşık şurubunu
Kameraya bakıp kalabalık şeyler söylemek ve gülümsemekle meşgulüz şuan
Sonra oturup düşüneceğiz bütün bu olanları
Yusuf’u düşüneceğiz, Yakup’u, Musa’yı
İsa’yı düşüneceğiz, Nuh’u ve öbürlerini
Ve Efendimizi
Efendimizi
Kuyular kuyular kuyular kazdık
Bir nefes üflemen için yeryüzü bataklığında sazdık
Kestik kendimizi deldik yaktık
Sonra sana değil dünyaya aktık
Dünya ki mescid dir biz onu otel yapmışız
Kalktık ki yenilmişiz değişmişiz azmışız
Bir sızı kalmış içimizde başka şey yok
Bu sızıdan yol bulup kapına dayanmışız
Bir çocuk oyuncağını alamamış
Bir kız sevdiğini saramamış
Bir anne yıllardır kolları açık bekliyor oğlunu
Bir adam paramparça bir çift göz için
Birisi ekmek götürememiş evine
Birisi aşk
Birimiz dünyayı kurtaracak
Birimiz yarını
Birimizin aklı tutuşmuş yanıyor
Birimiz bomboş kalbine bakıp birini anıyor
Birimiz ayrılığın ilk günü gibi her akşam kanıyor
Birimiz kıyametin koptuğuna inanıyor
Birimiz çekip gitmiş yeryüzünden ellerini hala açık sanıyor
Geldik işte bunlar ellerimiz
Açılmış bak bilirsin ne diye
Ki bilirsin biz bu ellerle neler işledik
Açtık işte bunlar ellerimiz
Burası dünya
Şu biziz
Bunlarda ellerimiz
Öyle açık öyle acemi öyle boş
Öyle mahcup öyle dalgın öyle boş
Öyle boş
Senin değil miyiz hepimiz
Senin değil mi her şey
Alırsın kime ne verirsin kime ne
Ve bu açtığımız eller senin değil mi
Senin değil miyiz hepimiz Rabbim
Bir yıldız bir ağaç bir buğday tanesi kadar
Kimsesiziz kime gidelim
Yaralarımız var kime
Sıcak birşey arıyoruz kime
Merhamet istiyoruz kime
Bağışlanmak istiyoruz kime gidelim
Sorumuz ve cevabımız sen değil misin
Yorgunuz kaybetmişiz dalgınız kırgınız küsmüşüz
Bu çocuklar birer birer kaybolurken sisler içinde kime gidelim
Çok yürüdük yollar kayboldu yol olduk sana geldik
Ne getirdim deme bize senden başka neyimiz varsa o bizim yokumuzdur.
Geldik işte bunlar ellerimiz
Bunlarda ellerimizin büyük boşluğu
Beş duygum harap, altı yönüm harap
On parmağımda on acı Ya Rab
Denize dalan bir desti nasıl tahammül etsin suya
Fırlattın beni dünyaya
Yeniden al kucağına, çağır beni yeniden
Bu saman çöpünü kasırgada bırakma
Büyük bir kapının önünde bir karınca vurmuş kapıyı bekliyor
Kapı açılacak yoksa niye var
Rahmet örtecek günahı
Geride kalacak gazabın adımları
Duyulacak büyük bahçenin o büyük şarkıları
Sunulan şarabı çekinmeden içeceğiz
Görüneceksin durmadan kendimizden geçeceğiz
Görüneceksin her şeyimizle sana göçeceğiz
Ol dedin olduk senden
Gel dedin geldik sana
Başımız yerde
Açtık ellerimizi sevgilinle birlikte
Bize bak çekip çıkalım uçurumlardan
Bize bak çıkalım dünyanın bütün kulluklarından
Parçansak al bizi bir daha ayırma evinde uyuyalım
Yabancıysak dost ol bize senden ayrılmayalım
Elimiz açık başımız ve ruhumuz secdede durmuş bekliyoruz
Sevdiklerin aşkına sevenlerin aşkına
İnşirah inşirah inşirah
Ayetin değil miyiz senin Ya Allah
Ellerimizin Büyük Boşluğu – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
Popularity: 1% [?]
Çileler – İbrahim SADRİ
18 Mart 2010 Yazan: Cevher
Minibüslerin arkasına seni ben yazdım
Gözlerimin nasıl sev dediğini
Sensiz bu dünyanın batması gerektiğini
Hor görsende garibi
Bir teselli vermeni ben istedim
Bahtıma takılan bir karaçalı gibi
Gönlümü tozduman bıraktığımı
Bağrımdaki ateşi yakıp gittiğin günden beri
Batıyor gönlümde bir akşam güneşi
Minibüslerin arkasına seni ben yazdım
Ben yazdım sevrek ayrılalım
Ben yazdım
Cennet gözlüm ben yazdım
Ben sabahsız gecelerin kucağında bir çilekeş
Gönlüme vazgeç demişim
Vazgeçmemiş bu aşktan
Kabahat seni sevende biliyorum
Elimde bir kandil dolanıyorum
Eğer aşka bir ceza verebilseydim
Onun da benim gibi sevmesini isterdim
Minibüslerin arkasına seni ben yazdım
Bunca yıl habersiz yaşadım seninle
Hep seninle yaşadım öldü deselerde
Aşkından öldüğümü bilmesende
Belki biraz üzülüp kim desende
Gel gör şu halimi bir teselli ver
Sevenler mesud olmaz derlerdi inanmazdım
Şimdi mesud değilim bilseydim bağlanmazdım
Biliyorum ben eski halimle daha mesuddum
Dediğin gibi olsun hadi severek ayrılalım
Ama otur son kez masaya göğsümüzü yumruklayalım.
Bitmedi mi bitmedi mi çekilen işkence?
Volkan misali tüten parçalanan gönlümle
Ekilen biçilmezken kısacık ömrümüzde
Değer verdiklerimiz gülerken halimize
Hangi gaye
Hangi amaç
hangi ümit yaşatır?
Katmerlenmiş çilelere
Hangi vücut dayansın?
Çileler – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
Popularity: 1% [?]
Sevda Sokağı – İbrahim SADRİ
07 Mart 2010 Yazan: Cevher
Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum…
Geceler hic bitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum…
Geceler hic bitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum…
Geceler hic bitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Hani su perdelnde mavikus resimleri olan..
Ali bakkalin hemen yaninda 17 numara..
O kirgin hayatin tam ortasinda..
Hani duvarlarinda hala yazilari olan o sokakta..
Biri gurbetin..
Biri ihanetin..
Biri de seni böyle sevmenin hikayesi..
Sevda`nin cami bana bakiyor, ben cama..
Ve bak sen su serencama..
Pencere önünde menekseler,hatmiler birde gece sefasi..
Bir de haytaligi adamin..
Abi, bir de sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Iyi oluyor diyorum, bu sana iyi oluyor..
Arada bir arkadaslar geliyor..
Lafliyoruz ordan burdan..
Anlarsin ya güzel abim..
Ic cebimde bir umut doguyor..
Birde,nerden bulduysam resmini sevdanin..
Resimde Sevda inadina gülüyor..
Sevdam gayri resmi bilmekteyim..
Gelki benim abim..
Biraz da üstümüzde macera güzel duruyor..
Yai yakisiyor adama..
Yakisikli bir sevda..
Hayat haybeye vurmuyor yüzümüze belasini
Hayat sokagimizi bir kehriba tesbih gibi..
Döküyor tanelerini takir takir yüzümüze..
Ben, ben sevda`nin oturdugu o sokakta oturuyorum..
Geceler hicbitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Agzimda fiyakali bir islik..
Zulanda agir yarasi sevdanin..
Ali bakkalin ciragi metin ..
Anliyor halinden insanin..
Metin nedir senin niyetin..?
Kat bakalim abine bir taze ekmek biraz zeytin..
Bu aksam yine odamda efkar var..
Anlarsin ya metin..
Adamin halindan adam anlar..!
Ben sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Geceler hic bitmiyor,ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Ben sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Geceler hic bitmiyor,ben hic uyumuyorum..
Ben sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Geceler hic bitmiyor,ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Bedirhan Gökçe – Sevda Sokağı – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
İbrahim SADRİ – Bir Adın Kalmalı – Sevda Sokagı – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Adın Batsın – İbrahim SADRİ
12 Şubat 2010 Yazan: Cevher
yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile
yaktın beni küle döndüm dumana döndüm
nasıl edem nere gidem dertli baş ile
bilemedim teli kırık kemana döndüm
canım aldın, can evimden vurdun ya sende
küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın
zaman ola devran döne sen de çekesin
yitiresin umudunu heder olasın
aşka düşe kahrolasın candan bıkasın
ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin
sen ki beni rezil ettin yedi cihanda
yalan oldum talan oldum senin sayende
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın
beni özleyince bir nehir yatağını bulsun
kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin
sesime bakıpta ağlıyorum sanma
seni özleyince böyle olsun birazda
ayrılıversin yaprak dalından
insan sevdiğinden ayrılıversin
kan damarımdan can pazarından
adam baharından ayrılıversin
dağda dört mevsim erimeyen kar varya
yokluğum öyle erimesin
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın
Adın Batsın – İbrahim Sadri – indir | Alternatif
Popularity: 2% [?]
Bir Oğlun Oldu Anne – İbrahim SADRİ
03 Şubat 2010 Yazan: Cevher
Bir Oğlun Oldu Anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim
Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
Hep senin için bulutları isterdim
Ellerimi açtırıp dua ettirirken
O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
Hani her gece sorduğumda
Anne babam nerde
Nerde kuşların dilinden anlayan adam
Ve menekşelerle konuşan adam
Nerde anne
Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını
Gelecek oğul, sen uyu şimdi
Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla
Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken
Ben uyur, düşümde
Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde
Sen, babam, ben ve melekler
Ve melekler anne
Anne melekler
Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi
Ben de çekip gittiğimde
Yani oğulcuğun yani yürek yarın
İçinden geçen şarkın gittiğinde
Sen nasıl yaşadın anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Vakit yok artık
İstersen kalayım böylece
Ama bir kere öpseydim elinden
Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
İşte geldim, işte bu sana son gelişim
Üzülme, kapanıyor diye gözlerim
İşte gidiyorum vakit doldu
İşte kapanıyor gözlerim kapının önünde
Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne
Ve eğip başımı önüme dua ediyorum
Üzülme anne, vakit doldu
İşte şimdi bir oğlun oldu
Bir oğlun oldu anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde heryanım
İbrahim SADRİ
Bir Oğlun Oldu Anne - İbrahim SADRİ – Alternatif
Popularity: 1% [?]

