İsmail SARIGENE Şiirleri

Sen Beni Hiç Sevmedin / Yokluğunun İç Cebinde – İsmail SARIGENE

30 Temmuz 2010 Yazan: Cevher

Sen Beni Hiç Sevmedin

Sen Beni Hiç Sevmedin / Yokluğunun İç Cebinde

Suskunluğun dudaklarımda kuramadığım tek cümle."

Yine sensizliğin bilmem kaçıncı gecesi. Özleminin çaydanlığında yokluğunun demi. Sen yoksun ya hiçbir şey fayda etmiyor susuzluğuma. Bir mühür vurdum adının gezinmediği dudaklarıma. Vurdum kendimi otobüs camlarında yeşeren düşlere. Salıverdim içimdeki kuşları özgürlüğe..

Sensizliğin başlangıcı bir bulut oldum,
Aktım sel oldum senli yollarda..
Sonra yıldız oldum,
Kopardım kendimi göğümden..
Işık oldum karanlıklarına..
Ama bir ses vermedin duvarlarıma..
Gözlerinden bir ışık sermedin sancılarıma..
Ama usanmadım seni sevmekten..
Bıkmadım seni özlemekten..

Gün geldi susuzluğuma su diye kana kana içtim özlemini..
Boşaldıkça bardak, seni doldurdum dudaklarıma..
Kurudukça hasretin toprakları,
Sağnak halinde gözlerini akıttım içimin tozdan sofralarına..

Sen beni hiç sevmedin.

İçimde bir yangından ibaret gözlerin. Dışımda kanayan sözlerim..Dayanacak gücüm yok. Ah bir bilsen içimdeki senli yalnızlığı..Bana kurulan tuzağı..Hayatının devam eden yanından değil, geçmiş zamanından bir yer istiyorum. Küçücük bir yer..Adımın tuttuğu kadar. Sağdan sola..Hüzünden mutluluğa.Beş harf..Bir cümle..

Sen beni hiç özlemedin..

Şimdi içimdeki tüm denizler kurudu.Suskunluğum nüksetti..Kanıyorum…Kanadıkça acıtıyorum her yanımı..Bir cümle olup suç üstü yakalanıyorum. Zanlı gömleğimi senin gözlerinde yitirmişken özleminde yeniden suçlanıyorum.İnfazım özlemin.

Sözlerim sakın acıtmasın içini..Sevmediğinden, özlemediğinden değil bunca söz bunca cümle..Yokluğundan bu sancı.Üstüm başım özlem..Yüzüm gözüm ömrüm hasretinin ince derdinde..Hani bunca acı sadece sesinin yokluğunadır. Perdelediğin gözlerinin ıslaklığına yüreğimin güneşini seremediğimden..Derdim sana kavuşamadığımın telaşı değil..Sanki bir kuyudasın..Çıkar beni, çek beni der gibi yokluğun..

Farkındayım, suskunluğun bir imtihan bana..
Sustuğun her kelimede büyütüyorum yetim güllerimi..
Sensiz gecelerimi uykusunda sana bölerken,
Ben sana kaçıyorum katar katar..

Açılmadıkça sessizliğin kapıları,
Kovuluyorum tüm yurt bildiğim cümlelerden.
Sonra dar bir yola giriyor çocukluğum..
Ve kaçak bir yalnızlığa sarkıtılıyor gövdem..
Kana bulanıyor dudaklarım..
Koparıldıkça tenimden bir parça,
Toprağa karışıyor düşlerim.
Temizlenip yeniden yüreğimden kök salıyorum sana…
Büyüdükçe sana,
Bir türkü başlıyor bir rüzgarlı tepede..
Seni anlattıkça rüzgar,
Sen oluyorum cümlelerin sen diye bittiği yerde..
Ve hayatın sana bakan yüzünde,
Bir söz oluyorum özlemin sen diye filizlendği yerde..

" Dudaklarında bir cümle olabilmeyi mutluluk addetten yüreğimin suskunluğuna en büyük cevabıdır "

Dipnot : Suskunluğun dudaklarımda bükemediğim tek cümle..
Yazdıklarım sadece özlemine dair / Unutmayasın..
Suskunluğuna denk gelecek büyüklükte bir kelime haznem yok yürek lugatimde..

İsmail SARIGENE 

Duahan – Sen Beni Hiç Sevmedin – İsmail SARIGENE – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 4% [?]

Yaralarını Yar Edindim Ey Yar – İsmail SARIGENE

11 Haziran 2010 Yazan: Cevher

Yaralarını Yar Edindim Ey Yar

Yaralarını Yâr Edindim Ey Yâr

Terli bir toprağı avuçladım da geldim
Eteklerinin dalga vuran kıyısına.
Parmak uçlarımdan
Rengarenk balonları özgürlüğüne saldım da
Kırıklarına kol kanat olmaya geldim.
Geldim işte.
Seni ölüme kavuşturmadan
Yaralarına yar olmaya geldim.
Kapındayım ey yar.
Aç en kanamalı sayfanı.
Aç ta;
Susuz dudaklarımı dayayayım
Kapanmaz dediğin yaralarına.

Yıldızları geceden kopardım da göç eyledim sana.
Gecenin en karanlığına,
Koynumdan bir mum alevi bıraktım.
Saçlarına takılı bahar dallarından
Bir nefesi kendime yontup
Düştüm gözlerinin en agrılı bakışına.
Bir iskeleye dayanmış sırtına,
Dualarımın rica minnetini kabul etmeyip
Bitmek bilmeyen sancılarına,
Şeker ilaçlarımı yetiştiremedim ya.
En ıslak yanımı deştim işte.

Gecenin üçüne kurulu bir masalın
Mutluluğa en yakın yanıydın sen.
Bir ekin tarlasında kaybettiğim canımın
Yongasına düşen bir umudun tek hayatıydın sen.
Ve ben,
Çulsuz bir sayfanın
Taşralı ayağına yatırılmış koca bir yanılgısıydım.
Ta ki sen gelene kadar.
Ta ki sen umuda gebe kalana kadar.

Geldin…

Yaralarını yâr edindim ey yâr.
Mutluklarımı ise sana gelin ettim.
Korkma artık.
Sancıların da benim.
Varlığın da…

Sen öldün mü bana kimse zarar veremez.
Çünkü ben de seninle öleceğim..
Ve de ölmeliyim..

5 Haziran 2010

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Fon - Hakan Altun – Gonul Yarası – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Emrah ONAR – Yaralarını Yar Edindim Ey Yar – İsmail SARIGENE – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 6% [?]

Sesimi Soyundum Sesimden / Avuç İçi Özleminde – İsmail SARIGENE

27 Mart 2010 Yazan: Cevher

Sesimi Soyundum Sesimden

Sesimi Soyundum Sesimden / Avuç İçi Özleminde

 Bu kaçıncı gece/m yokluğuna vakfettiğim
Bu kaçıncı merhem suskunluğuna şifa eylediğim.
Yarı aksak ,
Yarı argo şiveme aldırmadan
Yine bir şiirin ar damarına bastım da geldim sevgili.
Geldim de sesimi soyundum sesimden.
Dudaklarından hayata bağışlanmış
Senli bir şarkının notasında unuttum harflerimi.
Zamansızlığımıza inat
Gözlerinin hayatına buladım üşengeç yaralarımı.

Annemin terli iken su içme tembihlerine aldırmadan
Kana kana seni içiriyorum
Senin özleminde kan ter içinde kalan dudaklarıma.
Susuzluğum nüksedince en kurak yanımda,
Uzun soluklu cümleler kuruyor
Senli bir şiirlerimin tam alnı ortasına.
Seni anlattıkça,
Bir köyün şiir yüzlü çocuklarının yüzünde
Unutuyorum yüzümü.
Sahi bu kaçıncı yüz/üm çıkarıp çıkarıp
Tekrar tekrar giyindiğim.
Senin göremediğin yüzümü
Geceye gömüp
Sabahına yeniden yüzümü yüzüme giyiyorum sevgili.

Dişlerimin en ağrılı yerine
Adının harflerini şifa diye sürdüm.
Sensizliğimin en ıslak yerine
Gülüşünün en sıcak yerini örttüm.
Sesimi soyundum sesimden
Çıplak alfabemi
Senin adınla giydirdim.
Giydirdim de seni giyindim üzerime.

İçinde adının geçmediği hiçbir cümleye yataklık etmedim ben.
Senden gelmeyen hiçbir zümreye nüfuz etmedim.
Adının geçmediği hiçbir söze itibar etmedim.
Etmedim de
Senin ellerinden gelen ölüme razı geldim sevgili.
Kendimden vazgeçtim de
Senden geçmedim sevgili..
Geçmedim..

“Affet beni sevgili,
Elerimi tuttuğunda terleyen
Avuç içlerini özlediğim için“

26 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Umut MÜRARE – Bir Gül – indir | Alternatif
 

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 2% [?]

Bana Kimse Senin Gibi Sarılmadı – İsmail SARIGENE

23 Mart 2010 Yazan: Cevher

Bana Kimse Senin Gibi Sarılmadı 

Bana Kimse Senin Gibi Sarılmadı

Günlerden Cuma.
Vakit ise gecenin en dar zamanı.
Ve ben senli bir sabaha niyetleniyorum
Şehrimin dört peronlu otogarından.
Kuraklığımı omuzlarıma ilmekleyip
İskarpin ayakkabılı çocukluğumu
Bir otobüs yolculuğuna yoruyorum.
Biliyorum sana gelirken
Sırt ağrılarım nüksedecek otobüs koltuklarında.
Hasretinde susuzluğum azacak,
Şekerim dudaklarımın kuruluğuna meyledecek.
Ama pes etmeyeceğim.
Üzüm bahçelerinden geçerek sana geleceğim sevgili.
Gecenin tüllerini uyandırmadan.
Karanlığı ürkütmeden.
Yıldız yıldız gözlerine serileceğim sevgili.
Perdelerin güneşe kavuşmadan
Ben sana kavuşacağım.
Sana kavuşunca
Aydınlığa bir şiir daha karalayacağım
Gözlerinin en derin yerinden.

Bağışla sevgili.
Sana haber vermeden aldığım
Taze poğaçalar için.
Ve de seni beklerken
Sıcaklığını muhafaza edemediğim için.
Affet sevgili affet.
Sınırlı bir zaman dilimin içinde
Bir bardak çayın tadında kaybolacağım gözlerinde.
Bir fincan huzur saklı sesinden,
Bir miktar umut hakkı hayatından söz edeceğiz.
Senden dinleyeceğim kendimi.
Sonra da ben saçlarına dolanan
Bir şiirimi okumaya başlayacağım tok sesimden.
“ Ben Sana Hayat Dedim “ şiirimi
Kulağına fısıldayacağım sevgili.
Olur da bir satırı es geçmeyeyim diye
Avuç içlerime yazılı şiirimden sufleler alacağım.
Sonra seni dansa kaldıracağım.
Gökyüzü şahidimiz olacak.
Sonra kum saatini alacağım ellerinden.
Özlemlerin dökülecek gözlerinden tel tel.
Biraz ağlayacağız yağmura özenip
Bulut bulut akıtacağız bozkır kirpiklerimizi.
Biraz da gülümseyeceğiz güneşi kıskandırırcasına.
Ve tüm bunları yaparken
Ellerimi ellerinden hiç ayırmayacağım.
“ Bana kimse senin gibi sarılmadı “
Sözüne nispet yaparcasına deliler gibi sarılacağız.

Dilimden düşmeyen eskimemiş bir şarkısın sen.
Sessizliğime hayat olan ses,
Her an içime dolan nefessin sen.
Özledikçe büyüyen,
Büyüdükçe mutluluğa kök veren bir hayatın
İki nefesli bir sevda türküsüyüz biz.
Sen ve ben.
İki beden tek bir yürek.
Aynı cümleyi giyinmiş iki sevdalıyız biz.

Tenlerimizi tenlerden ayrırken
Yüreklerimiz hiçbir veda sözcüğüne yer vermeyecek.
Kavuşmaya ayarlı kum saatinden
Hep sevdamız akacak aramıza örülü hasrete.
Yazılan her bir şiir,
Sevdamızın şahitliğine soyunacak..
Sana gelirken ki uğradığım her durak
Kavuşmamızın bir tezahürü olacak sevgili.

“ Tenlerimize reva görülen uzaklığa inat,
Yüreklerimizin sevdamıza olan refakatliğinden güç al emi “

* Kazım Koyuncu’nun İşte Gidiyorum şarkısından alıntı.

21 Mart 2010 20 : 56

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Yedi Karanfil 2 – Olmasa Mektubun – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 5% [?]

Alabildiğine Hayat / Alabildiğine Sen – İsmail SARIGENE

13 Mart 2010 Yazan: Cevher

Alabildiğine Hayat Alabildiğine Sen

Alabildiğine Hayat / Alabildiğine Sen

“ Zaman aleyhimize olsa da
Bilmediğimiz bir köyün
Şiir yüzlü çocuklarına
Kutu kutu çikolota dağıtmaya geç kalmadık sevgili “

Dündü.
Dün.
Sen yorgunluğunu yorarken yarı uyku halinde
Ben kaya gibi sert acılarının kenarlıklarına
Harf harf kendimi ilmekledim.
Tek bir motifini es geçmeden.
Geçmişinden tanıdık,
Düşlerine yabancı bir kapıya vururken ayak ucunu
Ben topuklu ayakkabılarının sesine sakladım
İçimin tahta arabasıyla avutulan çocukluğunu.
Ve adını teşhir etmediğin bir sokakta
Kalabalık bedenini yüreğinin tenhalığına zorlarken
Ben gözlerine binlerce şiirler bağışlıyordum
Sana hayat dediğim rüzgarlı tepesinde.

Yıldız yıldız akarken gecenin karanlığına
Ben sesinin refakatliğine soyundum.
Üryanlığımı yüreğimle kapadım.
Günahı boynuma
Senli acıların katline boyandım.
Seni özlemekten hiçbir zaman feragat etmedim.
Etmedim de hep seni içime akıttım.
Damarlarımdan taşırdım.
Hangi hücremde devşirme bir yeniçeri ayaklansa
Hayat diye senin yüzünü sürdüm.
Ben sana hayat dedikçe büyüdüm.
Büyütükçe seni içimde büyüttüm.

Koca bir şehirde
Adından başka her yere yabancıyım.
Kalabalıklar üzerime yürüse
Senli yüreğimi sürerim ölümün üzerine.
Tenimden bir teni koynuna bağışlayıp
Yeşil reçeteli ilaç küpürlerin içine saklarım kendimi.
Koca gövdemi ince yüreğine indirgeyip
El yazması bir mektubun içinden
Sana koşarım ben.

Geceydi..
Biraz da sendi.
İki yanı dağlarla örülü yüreğinin ortasına
Bir şiir kurdum kafiyelerden ayıklanmış.
Saçlarının gökyüzüne en yakın yerine
Bir salıncak kurdum serbest şiirlerimin senli sesinden.
Hayatının senli tenhalığına
Adımın harflerinden bir kalabalık bıraktım.
Acının en katıksız yerinde beni sancılarına bağışla diye.

Biraz ben’dim
Ama hep sen’dim.
Hep senin’dim sevgili.
Yolların uzaklığına bakıp bakıp
Yorma kendini.
Beni bensiz bir uzakta içine çekerken
Sen gözlerimin ufkuna vur gözlerini.
Yüreğinin yeşil bahçelerinden esinlendiğim
Bir ayçiceği tarlasına döndür yüzünün aydınlığını.
Parmak uçlarınından sarkıt gövdenin rengarenk balonlarını.
Bir Cumartesi günü
Bir kargo paketine sığdırılmış mavi bilyelerimi
Eteklerinden sal yüreğimin senli bahçelerine.
Bendeki “ adın” alabildiğine “ hayat”,
Bendeki” hayat “ alabildiğine “ sen” olmuşken
Sana kavuşmam bir ölüm sonrası gelsin sevgili.

" Sustuğumuz harf miktarı konuşurken sevdayı,
Yaşadığımız hayat kadar
Gözlerine sakla beni sevgili."

13 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Fon – Esinti – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

U. Deniz – Alabildiğine Hayat Alabildiğine Sen – İsmail SARIGENE – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 1% [?]

Sana Mucizem Diyemedim / Üzgünüm – İsmail SARIGENE

07 Mart 2010 Yazan: Cevher

Sana Mucizem Diyemedim

gönül yarası

gönül yarası

gönül yarası

Sana Mucize’m Diyemedim / Üzgünüm

Mucize” ye en yakın gerçektin sen
Lakin sana “ mucize “ diyemedim / üzgünüm
Ey gözlerindeki hayat sağnağı ile beni mutlu eden “ mutluluk;

Musalla soğuğu ellerimden tut.
Mesken bildiğim yüreğinden beni kovmalarına izin verme.
Sakın bırakma beni.
Avuçlarından salma beni uçurumlara.
Hiçim diye bir de dipsizliğe mahkum olmayayım.
Adını baş harfine sığınmış gövdemi yakmalarına göz yumma.
Aydınlığı senin gözlerin olan gökyüzümü kapama karanlığa.
Tut gözlerimden. Çengelle yüreğimi yüreğine.
Hayatın sınırlarına kurduğum çizginin ölüme taşmasına izin verme.
Kanbur sırtımla sınır ihlalinde bulunan yüzümü doğrulara çevir.
Kalabalıkların arasındaki azınlık halimi isminle kalabalıklaştır.
Köklerime sarıl çünkü üşüyorum.
Korkularıma cesaretinle güç ver.
Ezikliğime inat sen gökyüzüne götür
Bana reva görülen acılara inat sen beni mutlulukla adlandır.
Sonra da kanatlandır tüm gurbet kuşlarımı.
Biliyorum sana anlatacak o kadar çok cümlem var ki.
Anlatamıyorum çünki bir mucizeyi sözcüklere sığdırmaktır nankörlüktür.
Evet anlatmaya çalıştım.
Sana sözcükler aradım durdum ama bulamadım.
Seni cümlelerle anlatamadım / üzgünüm.
En sonunda sustum çünkü sen mucize” ye en yakın gerçektin.
Sana “ mucize”m “ diyemedim / özür dilerim.

Güzelliğe en fazla yakıştırdığım,
Adıma adına yanaştırdığım;

Küçük sevinçler getir bana.
Sevdamızla büyütelim sonra.
Umuda kanat çırpsın kanatlarımız.
Mutsuzluktan mutluluklar doğuralım.
Çirkin gördüklerimizde bile güzellikler bulalım.
Unutulmuşluğa ait ne varsa hatırlayalım.
Sen biraz ben ol, ben de sen…
Mutluluk için kaçak şehirler besleyen nehirlere yataklık edelim.
Sonsuzluğa göç edelim. Bir Mayıs sabahına düşsün aşktan çaldıklarımız.
Bir masala benzetilse de biriktirdiklerimiz, sevdanın en halindedir gülüşmelerimiz.
Öyküsüzlüğümüze düşülen dipnotlara aldırmadan büyüyecek sevdamız.
Aştan çalıp sevdaya mayaladığımız ne varsa gülümsesin artık.
Özenle istiflediğimiz tebessümler cicek versin.

Sığlığıma dua genişliği veren kadın,

Gözlerimizde büyütüğümüz kaçak kentlere aldırma sen.
Yasaklanmış, sorgulanmış yarınlarımıza dön yüzünü.
Adresimiz yok bu dünyada. İzimiz de.
Ama sakın korkma hüviyetimiz yeter bu sevdayı dünya”ya ispat etmek için.
Duraksı, çatısız düşlerimizden düşürülsek de yılmak yok.
Sağır olsa da bu dünya bize, sesli harflerimizle yaşayalım sevdamızı.

Sen; umudum..
Sen; sonsuzluğum..
Sen, umut bulduğum..
Sen, mutlulukla dolduğum..
Ve ben,
Sana ait bir cümle.
Her harfi kitap olan…

Sen ve ben,
Yani biz;
Hangi tanıma sığarız biz ?
Hiç miyiz ya da düş müyüz ?
Yok yok…
Sus pus muyuz yoksa yok muyuz ?
Hayır hayır..
Biz sevdanın mucizeye en yakın haliyiz..
Unutma sevgili;
Gün gelir kahraman”lar da ölür..
Gün gelir masal da biter..
Ama biz bitmeyiz..
Biz birer masal kahramanı değiliz.
Biz mucizeye en yakın gerçeğiz..
Sen ve ben BİZ”İZ..
Sen yaşarken ben ÖLEMEM..
Ben ölsem de sen beni “ bende “ YAŞATIRSIN..

Şimdi içimden sana “ mucize “ demek geçti..
Lakin di-ye-mi-yorum..
Neden diyemediğimi sen bilirsin sevgili..
Üzgünüm..
Sana “ mucize/m “ diyemedim..

Sığlığıma dua genişliği katan kadın,

“ Seni seviyorum… “

İsmail SARIGENE

Fon – Gönül Yarası – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!
 

Popularity: unranked [?]

Ben Seni Bir Romana Konu Ederken Sen Beni Kendine Bağışla – İsmail SARIGENE

05 Mart 2010 Yazan: Cevher

Ben Seni Bir Romana Konu Ederken Sen Beni Kendine Bağışla

Ben Seni Bir Romana Konu Ederken / Sen Beni Kendine Bağışla

“ Yine uyanamadım masalına.
Uykularımdan uyanıp
Sesimle örtemedim üzerini..
Bağışla beni..
Bağışla ey sevgili ”

Kayıptı düşlerim.
Hain pusuda şehit verdim yüreğimin yarısını.
Uzaktı mesafelerim.
Kalabalık sanırken etrafımı
Hep yalnızlığa çıkıyordu adımlarım.
Rolleri çalınmış bir hayatın içinde
Unuttum sevdadan umduklarımı.
Karanlıktı perdelerim.
Umudun bir penceresine yıldız kümelerini serdim.
Nefes aldıkça,
Hayatlandım acının en dar safında..

Yalnızlıktı rolüm.
Adıma istiflenmiş tüm rolleri
Ustaca oynadım ben.
Acının repliklerini hiçbir zaman es geçmedim.
Hüzne koynumu açıp
Yataklığına soyundum sonbahar sancılarının.
Tüm cephelerde tek başıma ben savaştım.
Kazanır zannederken
Bir siyah’a bulandı hükmüm.

Sonra sen geldin.
Bir Mayıs gecesi düştün içime.
Yıldızları şahit bildik sevdamıza.
Orta yaş sancılarımı susturamadıkça
Sen taze ömrünü sürüyordun acılarıma.
Eriyordum takvimlerin gölgesine.
Bana istinad edilmiş tüm suçlarını kabullenip
Kan ter içinde sana koştum.
Gecenin en karanlık yerinde
Gözlerinin aydınlığına boyadım beyaz duvağımı.
Sen bana hayat derken,
Ben senin şiirlerinden acıya düşüyordum.

Kadehime düşen nihavent sesimden
Geçiyordum taze çocukluğuna.
Islak mektuplarına işlenmiş
Özlemlerin düğümlerini çözüp
Yağıyordum içine sağnak sağnak.
Ve dua dua içinde sen oluyordum sevgili.

Sesimi kapayıp
Çantamın içinde sakladıkça seni,
Daha da büyüyordun içimde
Oysa sen bana ait değildin.
Bir ömür kadar uzaktı dudakların.
Yüreğinin en eyvallah’ından öpsem
Islak bir günaha kazınacaktı adım.
Oysa senin ölümünü görüp
Yokluğunda ölmektense
Varlığında ölmeyi diledim gözlerime.
Ve sen bir romana konu olurken
Ben sana bir hayatı bağışladım..
Gel dudaklarıma,
Kana kana iç beni sevgili.

Uykundan feragat edip
En güzel masalını istemiştim senden.
Uyanamadım yine.
Sesimle gelemedim.
Üstünü örtemedim nihavent nefesimle.
Ölü gibiyim sevgili.
Kütük gibi bedenim..
Sancılarım revaçta.
Acılarımı yüreğimden ayıklayıp
Bir dinlensem
Söz verdiğin en güzel masalı dinleyeceğim sesinden.
Ne olur üzme kendini,
Sesimle yüreğini uyandıramadım diye
Sen beni “ kendine “ bağışla ne olur.

Bilirim ki;
Suskunluğum sende koca bi ömür.
Ve bil ki ey sevgili;
Seni konuş(a)madığım,
Adını an(a)madığım her bir an,
Benim ölüme senden önce kavuşmamdır.

Eyvallah yüreğine.
Eyvallah en güzel masalın sahibi sesine..

“ Her bir harfin bende bir Cennet sayfası.
Her nefesin acılarıma bağışlanmış yüreğimin en büyük duası..”

4 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Fon – Ben Hep Seni Düşünürüm Ney – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Kahraman TAZEOĞLU – Ben Seni Bir Romana Konu Ederken – İsmail SARIGENE – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 2% [?]

Sustuğun Yerden Yeni Bir Şiire Başlıyorum – İsmail SARIGENE

26 Şubat 2010 Yazan: Cevher

Sustuğun Yerden Yeni Bir Şiire Başlıyorum

Bu kaçıncı selâ adımın boylu boyuna uzatıldığı ?
Bu kaçıncı musalla cesedimin yatırıldığı ?
Dudağında sevdamı yakıp
Suskunluğunu hayra yoruyorum sevgili.
Sonra da yokluğunun tüm harflerinin
Uykularını uyandırıp
Bir kum saatini sana kuruyorum.
Hani o bana hediye etmek için beklettiğin
Kum saatini..

 Ellerimle doldurup boşaltıyorum
Mürekkebimin sana varmayan hallerini.
Suskunluğun baş harfini giydiriyorum parmak uçlarıma.
Yokluğununun kanına girip
Suskunluğunun tetiğini düşürüyorum gözlerimde.
Sonra da bir bulutun içinden geçip
Gözlerinin hayat rengine bulanıyorum.
Bulandıkça hayata,
Bir nebze olsun susturuyorum
Ölümün ölümle tazelenen cümlelerini..

Sen sevgili..
Eteklerinden baharları taşıyan kadın.
Sen suskunluğuna bir yokluk anlamnıı yükledikçe
Benden uzakta aldığın her bir nefesi
Varlığıma adanmış bir hediye kabul ettim.
Seni özledikçe,
Çocukluğumu kundakladım sesinin iç yanına.
Şimdi suskunluğunu sür de dudaklarıma,
Hayatlansın en kısır sandığım yaralarım.
Yokluğundan geçeyim varlığına.
Hadi göm dudaklarına sesini.
Susabildiğin kadar " sus" beni.
Beni sustuğun yerden
Senli bir şiire başlayayım yeniden.

Ey sustuğun kadar büyüyen harf.
Acını minnet bildim mutluluklarıma,
Sonra da suskunluğuna ses olan
Bir cümle oldum dudaklarının her iki yakasında.
Ey suskunluğunla
Acılarımı terbiye etmeye yeltenen kadın,
Kafiyelerden düşer gözlerim gözlerine.
Harf harf dudaklarına yaslanır
En topraksı yanım.
Ve ellerim ellerine dolanır,
Yüreğin yüreğine yanaşır
Bir nefes yakınlığında akarız en dar zamanlara..

Bende varlığın bir hayata tekabül ederken
Suskunluğunla
Kaç harfimin katili olursun söylesene ey yar.
Nefesinden geçerken Cennetin ırmaklarına
Sesinden feragat edilişim
Kaç şiirime konu edilir dillendirsene ey yar.

Kollarını sıvamış,
Bir şiire niyet etmişken yüreğim,
Daha kaç gecenin vebalini üstleneceksin.
Yokluğun bende
Bir varlık sebebi iken,
Suskunluğuna
Ölü doğmuş kaç harfin defnini reva göreceksin.

Diz çöktüm dudaklarına.
Yüreğinin tam orta yerine bağdaş kurdum.
Hayatından bir sevdayı nasiplendim.
Ve de umuda niyetlendim.
Mutluluğun safında
Suskunluğunu kendime bir mutluluk payesi bildim..

 " Varlığın bende yirmi dokuz harf iken
Suskunluğun kaç harf eder sevgili "

25 Şubat 2010

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Bu Kalp Seni Unutur Mu – Göksu 2 – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 1% [?]

Sevdanla Hayatlandım / Hayatınla Sevdalandım – İsmail SARIGENE

25 Şubat 2010 Yazan: Cevher

Sevdanla Hayatlandım / Hayatınla Sevdalandım

Bir kır düğününde,
Telli duvaklı bir veda biçerken kendime
Nefesine yakalandı kayıp çocukluğum.
Mavi önlüğümle kapatmaya çalıştıkça kirli yüzümü,
Ayyuka çıkarıldı
Avuç içlerimde saklı kısır topraklarım.
Kendi içimde nüfuzsuz kaldım.
Saklı sandığım yerden açığa çıkarıldım.
Bir duanun içinde yanarken
Karasal bir cümlede ıslak dudaklarıma kapandım.
Deniz tuzunda saklı sanırken sığlığımı,
Gözyaşımın tuzunda sakladım sevdaya açık yaralarımı.

Bir peçeyle örtsem de gözlerimi
Yüzümden çaresizce utangaçlığım sızıyordu
Ve saklayamıyordum zorba gençliğimin
Eylemsiz kalan fiillerini.
Beraatimi beklerken geçmişimden
İnfazımı alıyordum unutulmuşlarımdan.
Ölümü öldüremediğim gün
Bir rol çaldım hayat sahnesinden
Acıya biat edip
Bir kuşluk vakti selaya durdu cesedim.

Geceydi..
Ve sessizdi herşey.
İçeriği sadeleştirilmiş bir romanın
En anlamlı cümlesinden düştü gözlerin gözlerime.
Hayatınla sevdalandım.
Sevdanla hayatlandım.
Uçurumlarıma,
Tenhalığıma kalabalık oldun.
Suskunluğuma binlerce harf ile doğdun.
Saçlarından geçtim körpe bahçelere.
Öbek öbek filizlendi cesedim.
Köklerime can suyu diye
Harflerini istifledin öznelerime.
Her nefesimde,
Saklı Cennetler keşfediyordun gözlerimde.
Derinliği alınmış mavilerde
Karasal yüreğime kulaç atmayı öğretiyordun.
Bir yandan da,
Sevdayı yaşıyorduk.
Mavinin en derin yerinde

Morglardan ayıkladığımız her bir cümleye
İlmek ilmek hayatı yüklüyorduk
Onca yükü taşımayan her bir aşkın tabutuna
Omuz veriyorduk sonra.
Uzayıp giden ayrılık mezarını gördükçe,
Seccade aramadan,
Olduğu yerde
Varlığımızın şükrüne duruyordu alnımız.
Ayrı ayrı gökyüzünden nasiplense de gözlerimiz,
Aynı yola çıkıyorduk istikametlerimiz.
Sen sevda yolundan koşarken bana,
Ben tali bir yoldan çıkıyordum yüreğine.

Vakit gece bak.
Tek bir sokak lambasını bırak
Denize kıyısı olan.
Kapat tüm sesleri.
Dudaklarında ıslanan bir şarkıyla gel
Nefesimin kanına karıştığı yere.
Ve yıldızları şahit bil dansımıza.
Ürkek yüreğim,
Adımlarının ritmine ayak uyduramasa da
Beni yüreğinin en sevdalı yanında
Hayata bağışla.
Ve de usulca öpüver yüreğimi
Islak dudaklarınla.

“ Şehrine uğramadığıma aldanma.
Attığın her adımın ötesinde
Ben varım şehrinin sokaklarında “

20 Şubat 2010

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Fon – Kentin Gözyaşları – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: unranked [?]

Yokluğuna Doyamadım / Varlığında Öldür Beni – İsmail SARIGENE

25 Şubat 2010 Yazan: Cevher

 

Yokluğuna Doyamadım / Varlığında Öldür Beni

“ Sen sustukça tenhalarda,
Yirmi dokuz harf, iki yürek
Bilmediğin kalabalıklara seni anlatacağım “

Sesin düştü içimin üşüyen yanına
Gözlerimdeki uyku perdelerini kaldır ey yar.
Saçlarına toka diye yıldızları süslerken
Suçüstü yakalandım yine.
Yüreğinde gusle zorla gençliğimi.
Ellerime kan bulaştı.
Seni anlatamayan harflerin katline soyundum.
Zulmüne ortak oldum,
Öznesi sen olmayan devrik cümlelerin.
Kendimi sana yordum sevgili,
Sen beni gözlerinin en Elif haline bağışla.

Ürkek pencerelerimden kaldırıp
Göçe zorluyorum gözleri ıslak güvercinlerimi.
Zorla ve hileyle üttüğüm
Mavi bilyelerimin hepsini bağışladım
Sen beni rengarenk balonların gezindiği
Gökyüzüne sal emi.
İlmekle beni iliklerinin en dar ilmeğine
Ve de hiç çözülmesin düğümlerin.
Orta yaş sancılarıma,
Ve şekerime bağlı kuruyan yanıma
Dudaklarının denizini şifa eyle.
Sonra da bel ağrılarıma inat
Bir iskeleye korkusuzca
Sırtlarımızı dayanmayı nasip eyle sevgili.

Acıklı bir romanın ayak izinden kaldırıp cesedini
Düşüver gövdemin sol Cennetine.
Nefesindeki hayat ile koşarken,
Söndür şehrin tüm ışıklarını.
Gözlerimizin ışığı yetmez mi ki tüm karanlığa.
Kapat arşivinde sakladığın plakların sesini.
Dans ederken ki gözlerimizin sessizliği
Sevdaya aç öykülerin şarkısı olsun.

Kapat tüm kapılarını.
Sadece dinle,
En sevdiğimiz şarkı radyoda çalınıyor bak..
Uzaklığına inat
Sen ellerini uzat bana
Gözlerini kapat kirpiklerime.
Saçlarını bırak yüreğime.
Ve sokul nefesimin sen kokan nefesine.
Kelimeler bir şiire başlamışken
Yüreklerimiz
Sevdanın raksına dursun.

Suskunluğuna doyamadım sevgili.
Varlığında öldür beni.
Seni anlattığım yerden sor bilmediklerimi
Anlatma beni.
Yorma kendini.
Sen sustukça,
Ben sustuğun yerde yüreklendiririm harflerimi.
Seni anlatabildiğim kadar yaşatırım cesedimi.
Seni anlatamadığım gün,
Sonsuzluğa bağışlarım yufka gençliğimi.
Adının harfleri and olsun ki,
Gövdemin en körpe yerinden koparırım yaralarımı.
Sen beni suskunluğuna bahşet yeter ki,
Sustuğunda bıraktığın her boşluktan
Ben bir hayatı bağışlarım sevda gözeneklerine.

Sustuğun yerde,
İçime bir başka çekiyorum seni sevgili.
Adının tüm harfleri ıslak dudaklarımda.
Şiirlerim sevdanda ıslanmayı bekliyor
Mürekkebimin en taze yerinde.

“ Beni sesinin yokluğuna alıştıran yüreğine “
Seni sensiz de yaşatabilecek kadar güçlü yüreğime “

18 Şubat 2010

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

Kahraman TAZEOĞLU – Yokluğuna Doyamadım Varlığında Öldür Beni – İsmail SARIGENE 23.02.2010 | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 2% [?]

Git Kapılarımı Yüzüme Gömerek – İsmail SARIGENE

19 Şubat 2010 Yazan: Cevher

 Git / Kapılarımı yüzüme gömerek…

Hakkım helaldir artık / gidebilirsin…
Ha unutuyordum az daha..
Gitmeden içinde birikmiş nice yalnızlıkları savur yüzüme..
Babamdan yadigar bırakılmış emanetine yerine getirememiş birisi olarak helalliğimi sardım beyaz duvağa,
suratını benden uzaklara çevirebilirsin ..
Kapıyı ardına kadar açık bıraktın..
Gitmene ramak kalmış..
Benim gözlerim artık sana yabancı..
Daha fazla rehin kalma güneş girmeyen iki göz hayat evine.
Babamın acısını daha saramamışken, bir de senin eksikliğin..
Gel de kendini benim yerime koy.
Bir zamanlar dört kalp vardı penceremizin ardında..
Ansızın yitirilince canlar, yama bulunmaz ki noksanlığına..
Bir gün gidecektin lakin bu kadar erken bu kadar çabuk beklemiyordum.
Belki de sana kızgınlığım biraz da kırgınlığım bundandır;
bize sırtını bu kadar çabuk çevirmen, bize bu kadar uzak durman…
Hadi git / ben senden gitmeden…Git…

Bit / Gözlerimdeki ” Meleği ” öldürerek…

Git gide uzaklaştın bizden..
Aynı evde iki yabancıyız biz.
Bizi bize yaklaştıran bir duvar..
Ötesi yok işte.
Biraz da aynı işyerinde çalışmamız…
Sana gitme demeye kalmadan seni başka kıyılara kulaç atarken gördüm..
Hatırlıyorum da; sen diğer odada mutluluklara kanatlanırken,
ben diğer odada içimdeki ” Meleği ” yüreğimin mezarına defnediyordum.
İkilemin ortasında, sensiz kalakaldım öylece..
Sen sevinçten ağlarken, ben ” bizi” kaybetmenin derinliğinde boğuyordum kendimi.
Sen yeni bir hayata söz verirken ya da ” bize ” yabancılaşırken gözlerim kırmızı bulutlara takılıyordu..
Düşen yaşlardan değildi oysa…
Düşen sendin..
Düşen avuçlarımdan meleğimdi…

————-

Oysa sen daha küçücüktün..
Daha dün aynı bahçede koşuşturan,
oyunları bozan ben olsam da hep ” abisine kıyamayıp her şeyi kabul eden ” Meleğimdin sen.
Daha gözlerinde yabancılaşmamıştım ben..
Şimdi kanatlanma zamanı mı geldi yoksa ben mi yaşlandım anlayamadım..
Sus pus içim..
İkilem içimdeyim..
Küskünlüğüm sana değil; seni benden bu kadar çabuk alan kadere…
Bu ayrılık nerden çıktı ey içimdeki melek ?
Gitmene bu kadar az zaman mı kaldı ?

Ey küçük meleğim ne çabuk büyüdün sen ?

Beyaz duvağına gözyaşlarımı nakışlıyorum senden habersiz.
Kabullenemiyorum gidişini, bizden bu kadar erken vazgeçişini..
Daha ben ölmedim be meleğim, nereye kanatlanıyorsun ki..
Ya ben ölürsem ve sen gidersen anneme kim bakacak ?
Susma cevap ver…
Bu kadar çabuk gitmen niye ?
Önce babamız terk etti, sıra sende mi..
Sen de mi gidiyorsun ?

Tüm bulutları kirpiklerime topladım, tüm yağmurları gömüyorum gözlerime..
Gitme desem de gideceksin..
Bu ayrılığı bize çoktan biçmişsin anlaşılan..
Git hadi..
Sana bir Cennet vaat edemeyen bizlere arkanı dönüp git..
Dört kelimelik bir ailenin bir kelimesini daha yitirdik velhasıl..
Kaldı iki kelime ve yarım kalmış umutlar..

Artık bizde kendini bir fazla hissetmektesin sen..
Vur kapıyı git..
Gitme desen de gideceksin..
Ne de yol yarılanmış..
Oysa bilirdim ki,
Melek’ler hiçbir zaman insanları terk etmezmiş..
Oysa sen..
Bize yabancı,
Bana göre yalancı bir sabaha kanat çırpmaktasın…
Ağlıyorum çünki,
Yangına giden kanatlarını gördükçe,
Bir serçe yüreğinin nazeninliği yüreğim
Kıyılara vuruyor delice…
Git/me Meleğim…
Gitme…

…………

Kim bilir bu satırların yazıldığından bile haberdar olmayacaksın..
Kim bilir bu yürek/ bu ömür,
Senin beyaz duvağını,
Cennete savuracak kanatlarını görmeye yetmeyecek..
Meleğim yuvasını terk etmeden,
Bu ten söz’e hüküm verirken sana son sözüm;
Kırsan da yüreğimi,
Mutluluklar ancak sana yakışır…
Çünkü sen benim mutluluğa ulaşabildiğim kanatlarımsın…

İçten nice mutluluklara Meleğim…
Canım kardeşim / Seni çok özleyeceğim…

İsmail SARIGENE

Fon – Mihralı 4 – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: unranked [?]

Küçüktük Sevdada Büyüdük – İsmail SARIGENE

17 Şubat 2010 Yazan: Cevher

küçüktük büyüdük

Küçüktük / Sevdada Büyüdük‏

Küçüktüm / yüreğinden kadar büyüdüm.

 Adını hasretin koyduğu bir romanın
En ıslak cümlesinden sesleniyorum sana.
Uzaklığımı unut ey yar.
Aldığın her nefes kadar yürü bana.
Ve Şükret Elif miktarı.
Bir dua miktarı sev beni.
İçine, ta yüreğinin en derinine işle beni.
Beyaz duvağına değil,
En ağrılı sancına ilmekle yüreğimi
Siyahına nakşet tuzu eksik yaralarımı..

Evet küçüktüm ben.
Sevdayı sende görünce adın miktarı büyüdüm.
Büyüdükçe harflerin gölgelerinde
Gittiğim her yolu sana yordum.
Ve yol oldum sana varılan.
Cümleleri ta senli anlattığı yerden vurdum.
Sonunda yüreğimi büküp
Kalem oldum sana yazılan.

Senin geçtiği her satırımınn acı kokan yanına
Ben bir mutluluk kipini serpiştirdim.
Günahı boyuna her bir siyaha,
Ben bir beyaz umut cümlesini çizdim.
Yan yana yürüyemesek de,
Sevdanın içinde sırt sırta duran iki harf olduk biz.
Sonra büyüdük..
Sonra sevdaya büküldük.
Acıya yük,
Mutluluğa atfedilmiş bir söz’dük.

Evet imkansızdık..
Biraz da günahkar.
Sesimizin en tok yanında yaktık acıyı.
Savaşın tam yenilgiyle sonuçlanacağı bir yerde
Göz göze geldik.
Cümleye nokta vurmaya ramak kala
Biz sevdaya omuz veren’dik.
Eksik yanlarımızı kapatmaya çalışmadık.
Acıya ağladık,
Günaha bir beden ayarladık.
Ama sevdadan geriye hiçbir adım atmadık.

Bazen sustuklarımızdan anlamlı cümleler adadık
Ölü harfler mezarlığına.
Bazen de konuştuklarımızdan acıyı ayıkladık
Mutluluğumuzun en ıslak safına.
Zaman aleyhimize olsa da
Tüketmedik sevdayı.
Tükenmedik,
Uzaklığımız ilişse de bize
Hiçbir zaman bükmedik boyunumuzu.

Hep gecenin üçüne kuruluydu sesimiz.
Geceye nefeslerimizi ördük.
Sesimin senli yanıyla seni anlatırken
Ben sana nufüz ediyordum.
Sen ise siyahın en tekil yanından kaçıp
Yüreğimin en ıslak yerinde
Umuda gülümsüyordun.

Evet büyüdük şimdi.
Demlendik sevda çaydanlığında.
Ağzına kadar dolu bir cümlenin ucundan
Küçük bir umudu paylayıp
Büyük bir mutluluğu içtik.
Sevdanın bir yanına sen dudağını dayadın,
Bir yanına da ben..
Kana kana içerken nefeslerimizi,
Yüreklerimizi sevdaya muska diye asıyorduk.

Şimdi elimizde bir fırça.
Birbirimizin eşgallerini çiziyoruz.
En masum yanımızdan kanatıp siyahı,
Bir beyaz kağıdın içine
Adlarımızı sırt sırta veriyoruz.
Bir mektuba konu oluyoruz sonra.
Giriş cümlesinde ben,
Gelişme bölümünde sen..
Sonuç kısmında biz..

Yalnızlığa üryan doğan,
Acıya isyan kusan
İki yüreğe bir cümlelik mezar yeter değil mi sevgili.
Gel adını yanaştır adıma.
Sırt sırta durmayı bilmeyen yüreklerimize
Kemiklerimizin yan yana durmasını bağışla.
Kentinin bir sinemasında
Romantik bir filmi izleyemesek te
Bırak adlarımızın telif haklarını
Sevdaya miras bırakalım..

Yalnızlığa doğan
Sevdada büyüyen yüreğine selam olsun sevgili..
Adımı da,
Soyadımı da sana bağışladım sevgili..
Helal olsun…
Helal olsun..
Helal olsun..

Helal-i hoş olsun seni sevmelerimin.
Çünkü hayatın en içten yanında sevdim seni.
Umudun en ıslak zamanında seviyorum seni.
Ve de mutluluğun en imkansız safında
Seveceğim seni.
İyi ki varsın sevgili..
Ben varken yalnız değilsin.

30 Ocak 2010
Mavi Bilyeli Adam

İsmail SARIGENE
 

Ercan TÜRKOGLU – Küçüktük Sevdada Büyüdük – İsmail SARIGENE – indir | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 2% [?]

Bir Başkaydı Senin Şehrinde Seni Sevmek – İsmail SARIGENE

16 Şubat 2010 Yazan: Cevher

Bir Başkaydı Senin Şehrinde Seni Sevmek

Bir Başkaydı Senin Şehrinde Seni Sevmek

Bilmediğim koca bir şehir.
Yalınayak kalmış suretlerin
Vapur sesiyle uyanan yarı uykulu bir kent.
Baktığım her iki yakanın başında
Senin siluetini giyinmiş kalabalıklar.
Her vapur, seni bana getirmekte,
Her otobüs, yüreğini bana taşımakta.
Ne vakit bir bulut görsem başımın üstünde
Senin yüzündeki renkleri çizdi gökyüzüne.
Kalabalıktı ayak izleri..
Sesler birbirine karışmış.
O nihavent sesini kalabalıklarından seçebiliyor,
Sonbahar hüznü gözlerini
Sicim sicim yağmurun altında bile
Gözlerindeki ışıktan tanıyabiliyordum.

Bir başkaydı senin şehrinde seni sevmek.
Senin ayak izinde
Yüreğime binlerce alfabeye gebe kalmak.
Senin şehrinin ışıklarında,
Temize çekmek yüreğimin kırsallığını.
Ve mavi bir fırçaya sarılmak
Gözlerinin sevdaya aç yanında.

Bir başkaydı senin gözlerinden denizi izlemek.
Haritalardan indirip
İçimin karasal iklimine serpiştirmek maviyi.
Denize ayaklarımızı salıp
Her dalgada ıslanmak
Ve birbirimizin güneşinde kurulanmak..

Kayıp bir alfabe.
İmla hatası bol bir lugat.
Soğuk bir demir parçasından alıntılanmış dudaklarımda
Sen’li bir hayatın en taze cümlesi yanıyor tel tel.
Söndürdükçe mum alevini,
Daha da kor hal alıyor içimin sen yanı.
Karıncalınıyor parmak ııçlarım.
Yazmaya devam ettikçe seni
Büyüyorum bir alfabenin altında.
Köklerimde bir özne belirliyor.
Hayatın en sevdalı yanında yaşanmak için.

Zamana inat,
Kavuşması ertelenmiş iki söz,
Özlemi belirgin iki yürektik biz.
Çatısız bir evin
Yıldızlara sarılı duvağına
Sarılmış iki harf.
Sırt sırta..
Yana yana..
Umuda yanarken
Mutluluğun kıyısında sevdaya adak iki kurban
İki hecelik gülüş,
Siyaha ithaf edilmiş.

Farklı iki şehir
Sevdaya kutsanmış.
Yan yana iki cümle
Mutlulukta sırt sırta birbirine dayanmış.
Ve adları silinmiş
İki kahraman..
Ve ölümü kavuşma addeden
İki yabancı tende
Tek yürek olan bir sevda..
Sen..
Ben.
Sen ve ben..
Yan yana..
Sırt sırta..

Ey sevgili,
Geceyi giyindim üzerime.
Karanlığı da çaldım yüzüme..
Sen yıldızları giy de
Yüzünün ay parçasını sür yüreğime.
Ve yıldızları ser gözlerimin iki perdelik yanına.

Harflerin ellerimde darağacı diye salladığında
Ben yüreğimin sesini iyice kıstım.
Sustum en derin yerimden.
Sen sustuğum yerden konuşuver beni.
Bir nihavent şarkının
En işveli notasında öpüver
Kahvesi bol yüreğimi.

“ İlk tanıdığım güne..
Yıldızları serdiğimiz geceye “

7 Şubat 2010

Mavi bilyeli adam

İsmail SARIGENE

Kahraman TAZEOĞLU – Bir Başkaydı Senin Şehrinde Seni Sevmek – İsmail SARIGENE 15.02.2010 | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!

Popularity: 3% [?]

Page 1 of 512345


Bu site tamamen amatör bir site olup kesinlikle hiç bir ticari amaç gütmemektedir.
Buradaki yazı ve şiirlerin bütün hakları, yazarlarına ait olup sahibi istemediği takdirde derhal yayından kaldırılacaktır.
Kaynak belirterek alıntı yapabilirsiniz.
Tarım ve köy işleri bakanlığınca onaylanmış uyku hapı olan yeşil-ex sizi mışıl mışıl uyutur.

| Ana Sayfa | İzyad | İHH | Fon Müzikleri | Bedirhan Gökçe | Kahraman Tazeoğlu | Siir Fm | Bedirhan Gökçe Şiirleri | Kahraman Tazeoğlu Şiirleri | Sitemap |

PageRank-TR.com

Copyright © 2007 - 2010 SiirFm.COM. Designed By Cevher