Google Eskiden – Can DÜNDAR

21 Mart 2010 Yazan: Cevher

eskiden

 Eskiden 

Çember çevrilir,
Su musluktan içilir,
Ağaçlara tırmanılırdı.
Bebekler bezden,
Silahlar tahtadan,
Resimler kömür karasından yapılırdı.
Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin
İsimleri konulur,
Saatli maarif okunurdu.
Komşuda pişen
Bize…
Bizde pişen komşuya düşerdi.
Geceler ayaz,
Sokaklar karanlık,
Yıldızlar parlak olurdu.
Turşu, salça, mantı
Evde yapılır,
Karpuz kuyuda soğutulurdu.
Erik ağacının çiçeği,
Pencere camımıza yaslanır,
Güz yaprakları bahçemize düşerdi.
Kardan adam yapılır,
Evlerde soba yakılır,
Kış gecelerinde masal anlatılırdı.
Merdiven çıkılır,
Aidat ödenmez,
Yönetici seçilmezdi.
Evler badanalı,
Sokaklar lambasız,
Mahalleler bekçili olurdu.
Ajans radyodan dinlenir,
Çizgi roman okunur,
Defterlere kenar süsü yapılırdı.
Hayat,
Arkası yarın gibiydi,
Kesintisizdi.
Her gün yaşanacak bir şey vardı.
Herkes kendi düşünü kurar,
Kendi hayatını oynardı.

Şimdi,
Herkes
Yoğun,
Yorgun
Ve
Tek başına…

Meçhul

      Bedirhan Gökçe - Eskiden
| Alternatif

ŞiirFM arşivindeki tüm şiirleri, fon müzikleri dinlemek ve indirmek (download) için tıklayınız.

. . .

Eskiden – Can DÜNDAR ~~ 4 Yorum Yapildi

  1. aslıhan diyor ki:

    Eskiden şiirine katılmadan yapamadım. Ve güzel bir yazı ile devam etmek istedim. 🙂

    Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
    Dışarıda kar…
    Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
    Kuzinenin üzerinde demir maşa…
    Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
    Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu…
    Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
    Ekmek her zaman ekmek gibi…
    Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
    bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş
    merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık
    içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım…
    Dışarıda kar…
    İçeride kanaat…
    İçeride huzur…
    Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
    Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
    kokusuna râm olurduk.
    Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
    Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar…
    Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
    dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
    geniş ve besleyici bir masal dünyası…
    Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
    kalacağımız kimin aklına gelirdi?
    Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
    sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
    Çay da kokardı… Domates de…
    Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
    Dışarıda kar…
    İçeride huzur…
    Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
    yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi…
    Kimin umurunda…
    Ne güzel cahildik.
    Mutluluğun resmini çiziyorduk…

  2. Cevher diyor ki:

    Dost, öyle bir tablo canlandırdınki gözümüzün önünde şimdi o atmosferi özlememek elde değil. O cahilliğe can kurban 😉
    Ahh nerdesin huzur…

  3. aslıhan diyor ki:

    Cancağazım, ne güzel günlerdi o zamanlar! Şimdi ise sanki bir eski siyah beyaz film gibi. Son söz nasıl can alıcı ” Mutluluğun resmini çiziyorduk…”

  4. ogzhn diyor ki:

    Arkadaşlar bu şiir’in arkasındaki fon müziği’nin ismini bilen varmı acaba?? Sitedeki fon müziklerine bakıyorum henüz bulamadım.Yardımcı olursanız çok ama çokkk sevindireceksiniz beni.Bu müzik beni çok kötü etkiliyor ya!!!

Degerli yorumlarinizi bekliyoruz..

You must be logged in to post a comment.


Tüm Tv Yedek Parçalarını Tv Yedek Parça MerkeziLcd Tv, Led Tv, Plazma Tv, Yedek Parçalarını Stoktan, Aynı Gün Kargo İle Tedarik Edebileceğiniz Online Satış Sitesi.

Siir Fm | Fon Müzikleri | Bedirhan Gökçe | Kahraman Tazeoğlu | Şiir BUL | Sitemap
Copyright © 2007 - 2019 SiirFm.COM