Geçmiş Günlerin Türküsü 

Bir ince sızı aldı önce yüreğimizi
Sonra değişti bakışlarımız.
Ben on sekizinde bir delikanlı
O, minyatürler gibi bir kız…
Bir Kars türküsü söyleniyordu içten, yürekten…
Yazılmamış şiirler gibi sımsıcak,
Uzuyordu bir uçtan bir uca yurdum.
Gelip hayali karşımda göz süzüyordu.
Delicesine seviyordum.
Sedef kaplı bir Bursa hançeri
Pırıl pırıl duruyordu bir meşin kında…
Kıskanıyordum, yatamıyordum geceleri
Pervane oluyordum etrafında.
Ceylan bakışlı gönlümüz emrediyordu
Her şey aşkınan diyorduk.
Yan yana dikilmiş fidanlar gibi sessiz
Aşkınan büyüyorduk…
Bir gün alıp götürdü O’nu benden
Kapkara trenler uzaklara…
Göçmen kuşlar gibi yalnız, çaresiz
Düştüm tanıdık sokaklara…
Nereye gitsem O yok.
Nereye koştumsa yalnızlık,
Uzaklardan el eder.
Hüzzam türküleri gibi kahırlı, yanık
Geçip gidiyordu seneler…

Yavuz Bülent BAKİLER

Bedirhan GÖKÇE – Geçmiş Günlerin Türküsü – Yavuz Bülent BAKİLER | Alternatif

Go get Adobe Flash Player!