Geldi Hazan, Yine Hüzün, Yine Gam – Nuri CAN
08 Ocak 2010 Yazan: Cevher 

Geldi Hazan, Yine Hüzün, Yine Gam
Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun
geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine hicran
şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun
geldi hazân, yine giryân, yine figan ,yine efgân
gönüllere elem konuk her akşam …
Bülbülü bir güle zar eylemişler
dünyayı sevene dar eylemişler
sevdayı göğsüme nar eylemişler
geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
yine hicran, yine hüzün, yine efgân, yine figan
bir ince sızıdır nereye baksam…
Bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran
bülbül bi-zar-ı figan, bi-zar-ı fizan, bi-zar-ı efgân
ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam
bir ince sızıdır düşer sineye her akşam
Hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz
şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz
yine boyun büktü akşamlar öksüz
ey vah yine hazân, yine efkar, yine ah-u zar
yine firgat, yine hasret, yine gurbet, yine gam var
bir ince sızı düşer sineye her akşam ah leyli yar
Rüzgar hicran inler gönül secdede
nağmeler aşkı kanar her hecede
ay küser bir efkâr basar gecede
yine hazan, yine hüzün, yine hicran, yine gam
yine figan, yine efgân, yine giryân, yine hüsran
bir kara dumandır iner her akşam
Felek ki, demirden örmüş ağını
ceylanlar aşk için yakmış dağını
gazeller savurmuş gönül bağını
geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine gam
yan ey deli gönül dermansız derdine yan
Yine efkar vakti, yine her yer karardı
bahçe gazel döktü yaprak sarardı
her sokak başını bir elem sardı
geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
yine hicran, yine hüzün, yine giryan, yine hicran
bir ince sızıdır nereye baksam
Tipi bize, boran bize, kar bize
feryat bize, figan bize, zar bize
hicran bize, fizan bize, har bize
yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan
dinmez bir sızıdır yüreğinde ne yapsan
gönüllere elem konuk her akşam
Geldi hazân, yine hicran,yine hüsran, yine giryân bana düştü…
yine firgat, yine hasret,yine figan, yine efgân cana düştü…
attı felek, her birimiz bir yana düştü
yan ey gönül yan, şimdi dermansız derdine yan
ah ile vah ile geçip gidiyor zaman
hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi
ah!
neylersin leyli yar…
Nuri CAN
Popularity: 1% [?]


hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi
ah!
Bu benim olsun mu?
Hüzün nedir biliyor musunuz… Bir çocuğa son paranızla alıp verdiğiniz çikolatanın yere düşmesidir… bir pazar günü bir aileyi uzaktan izlerken aile reisinin gelip sizden fotoğraf çekmenizi istemesidir… dünyada insanlar açlıktan ölürken yediğiniz yemekten utanmanızdır… kimsenin gelmediği bir adada, kimsenin gelmeyeceğini bile bile beklemektir…
gecenin en güzel saatlerinde ayın yansımasını demir parmaklıklar arasında izlemenizdir… Nöbette beklerken size sıkılan kurşunla yere yığıldığınızda, elinizin sevdiğinizin vermiş olduğu mendile gitmesidir…. Çöp kutusundan bulduğunuz atıl bir oyuncak arabayı akşam çocuğunuza getirmektir… Yaşlı bir insanın yıllardır yaşadığı eşini kaybettiği halde çocuklarına destek olmasıdır… hüzün; bir kaybedişe gülümseyiştir, hüzün; hayatın güzelliğini görmektir en büyük acılar içinde, hüzün; peş parasız sokaklarda gezerken cebindeki son parayla aldığı ekmek arası döneri bir kediyle paylaşmaktır… Hüzün nedir biliyormusunuz; 16. kattan aşağıya atladığınızda yüzünüzdeki gülümsemenin kaldırımda çıkmasıdır…
hüzün bazen de sözün boğaza düğümlenmesiyle gözyaşına bırakmaktır söylenecek olanı.susamaktır sonsuz bir susuşa..
hazan yağmurunda ıslanırken çölde kavrulmaktır hüzün
geldi hazan yine hüzün yine gam…
mevsimleden sonbahar hüzün vakti ,tam da zamanı…sanki biri eline bir fırça alıp etrafta boya yapmaya başlar ya yeşil rengi hissettirmeden sarı kahverengi arası bir tona ,daha sonra ise yokluğa düşürür ağaç dallarını .etrafta sarı renk hakim oluverir ,sonra bir bakarsın ki gökten lapa lapa beyaz kar topları düşer başına ama kafanı yarmayacak cinsten .bir de kardan adam yaparsın burnu havuçtan, gözleri kömürden …işte bir süre sonra o kardan adam da kaybolur yerine gelincik çiçekleri, papatyalar gelir .mis kokular içerisinde iğde ağacı kokuları uzaklardan seni çağırır ben geldim benim adım ilkbahar diye, kaybolurken eğer beni arayacak olursan sonbahar diye seslen der.işte hüzün sevilen ,sevdiğin bir şeyi bir süre kaybedersiniz ya onun yokluğunda duyulan aslında özlemdir.İnsan hiç nefret ettiği biri ya da bir şet için hüzünlenir mi ?
Yüreğinize sağlık 4 mevsimi negüzel tasvir etmişiniz. : )
Ama hüznün tarifi her yaslı gönle göre deyişebiliyor sanırım.
Hüzün denlince şu şarkı sözlerine kulak verip dinlemeli ,geldi hazan,yine hüzün ,yine gam şiirine eşlik etti benim ruhumda.
Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Gönlümün kıyısına vurur
Aşınan kayalar gibi ruhum
Suskun yorgun öylece durur
Islak kumlara yazılmış hikayeler
Ummana karışır silinir yavaş yavaş
Her dalga ömrümden birşeyler koparır
Ağır ağır sönen gönlüm
Sakin koyları özler
Son kum tanesi olana kadar
Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Gönlümün kıyısına vurur
Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Son kum tanesini alana kadar
Beste : Prof. Dr. Selahattin İçli
Güfte : Cansın Erol
Solist : Ahmet Özhan
Demek gidiyorsun beni terk edip
Hemen mi demeye dilim varmıyor
Unutmanın vakti yakın diyorsun
Yarın mı demeye dilim varmıyor
Bu yürek onundu, oydu sahibi
Şimdi ayrılığın oldu şahidi
Bana niye getirdiniz tabibi
Deva bul demeye dilim varmıyor
Baharla başlayıp hazanla bitti
Zaten bitecekti deyipte gitti
Beni alıp benden perişan etti
Gitme kal demeye dilim varmıyor
Şimdi bir tebessüm ağır yüzüme
Yalan nedir katmadım hiçbir sözüne
Dokunmayın kalpte yanan közüme
Söndürün demeye dilim varmıyor
Şunu bil yalvarmam dön diye sana
Olmadık çileyi sen verdin bana
Şimdi çağırırım diye dönüp arkana
Bakma git demeye dilim varmıyor
yücel arzen’in dilim varmıyor şarkısı dinledikçe içimdeki hüznü anlatıyor .