Google Gönülden Süzülenler/9 – İsmail SARIGENE

12 Mart 2015 Yazan: Cevher

Gönülden Süzülenler / 9

• Denizler hırçınlaşmalı, dalgalar iskeleleri dövmeli seni anlatmadığım için.
Kudurmalı ırmaklar, zaman ise akmamalı gözlerini içmediğimde.
Yangınların içinde yanıp yanıp sana doğmalıyım.
Sensizliğin kanına girmeliyim.
Umuda tövbe etmiş yürekleri kaldırıp imkansız sevdamızdan alıntılar yapıp onları mutlulukla barıştırmalıyım.
Kadavra hükmü almış ayrılıkların namazını kılıp saf tutmalıyım umutlara.
Acıyı ve hüznü karanlığa baş göz etmeliyiz.
Ölümü öldürmeye yeltenirken aşk üstü yakalanmalı sevişmelerimiz.
Perdelerimizde ise hep güneş hazır ol da beklemeli.
Ellerimizin ince yazgısında bitmeli mürekkep ve sonra dudaklarımızdan bağışlamalıyız bir hayatı sonsuzluğa.
Ateşin şarabını aynı aşk kadehinden içmeliyiz sanki birbirimizde var olmuş gibi.
Mahallenin taş fırınından taze bir ekmeğini alıp sana koşmalıyım uyku mahmuru gözlerimle.
Perdeleri araladığımda kuşlar sana selam durmalı.
Gözlerinin kirpiklerinden öpmeli güneş ve rüzgar kokunu kıskanmalı.
Bülbüller saçlarında raks etmek için canşırah pervaneler atmalı gökyüzünün ince dalında.
Şarkılar senin gözlerinde yeniden yazılmalı,
nakaratları hep senin dudaklarında tazelenmeli taş plaklarda çalınan hüzzam makamındaki sevdalar.
Çay senin dudağın kadar hayat dolu,
ekmek gülüşlerin gibi bereketli ve de güneş ellerin kadar sıcak olmalı.

• Çocukluğumuza gitmeliyiz, sen anlatırken kendini; ben hiç konuşmamalıyım.
Sen susana kadar dudaklarıma bir kilit vurmalıyım.
Sen sustuğunda ise ben hep seni yakmalıyım cümlelerin en ateşli en umutlu yerinde.
Gözlerinin çeşmesinden kana kana sevinçler içmeli sevdaya aç yürekler.
Bedenlerimizi çıkartmadan masalın içinde tutuşmalı terimiz.
Üşüdüğümüzde dudaklarımıza sığınmalı gece.
Dolunay kıskanmalı gözlerindeki ışık huzmesini.
Gökkuşaklarını yüzündeki tebessümler deryalarından sağıp her bir çiçeğe ekmeli nefesini.
Ölen her bir hücreni yeniden doğurmak için gebe kalmalı dudaklarına.
Geceler hep kıskanmalı sana yazdığım harfleri.
Dikenli teller örülü zamansızlığını geç.
Tehirli trenlerin sessizliğinde öldürme geceyi.
Sokul cümlelerime ve yanaş hücrelerime.
Mutluluğun kanatlarında umudun ve sevdanın resmini çizmeye yeltenelim.
Aşka darağacı kurmuş acıya göğüs gerelim harflerimizle.
Hayatlansın köklerimiz, damarlarımızdan taşsın yangınlar.
Tenin tenim; gözlerim gözlerin olsun.
Ellerin sımsıkı hayata filizlenirken koşalım sırtımız umuda terleyene kadar.
Akşam ezanında eve girmeyen bir çocuğun annesinden korkmasına rağmen
oyununa devam etmesi gibi gerçeklerimizden soyunup bir masalın koynunda ateşe kül olmayı dilesin hecelerimiz.
Kanamalı ve kabus dolu gecelere bir rüya asalım gözlerimizde.
Dilek ağacına rengarenk umutlar takalım saçlarımızdan.
Bir yangın yeri ellerim; yazdıkça seni özlemler tutuşuyor yeniden.
Yak geç beni, küllerimden seni doğur gecelerime.
Bir hayalin peşinde ısınsın nefesim.
Kuru ve kısır gençliğime bir nefeslik umut bahşet.
Susuzluğuma bir ab-ı hayat olsun dudakların.
Mürekkebim kurumaya yüz tutsun seni anlatmaya çalıştıkça.
Senin gözlerini harflere dökemeyen her cümlenin katili olsun yüreğim.
Devşirme acılara inat mutluluğu savunduğum tek bir dilekçem olsun hayallerin ve masalların.
Kollarını sıvamış hazır kıta beklerken hüzün;
sevdayı koruduğum ve gözlerinin uğruna savaştığım tek silahım olsun yazdıklarım.
Lime lime edilmiş hücrelerime can ol, tut gözlerimden.
Al beni masallarına, geç kelimelerimin ırzına ve yeniden doğur beni sana.

• Uçurtmalara yazılsın her bir gülüşün.
Yürüdüğün her adım; aydınlığa açılan bir kapıyı aralasın.
Her bir gülüşünde bir Afrikalı çocuğun dudağına bir tas sıcak çorba değsin.
sen bir cümle kurduğunda bir şiir asılsın edebiyat tarihçesine.
Gözlerinin rengine boyansın gökkuşakları.
Karnı aç martılara bir simit uzatmaktansa dudaklarındaki nefesin tazeliği değsin.
Gövdesi kuru bir yalnızlığa cevap olsun sevdalı hücrelerin.
Kanında ateşlensin duygular,
ellerinin çeşmesinden mutluluk ırmakları Cennetin en yeşil bahçesine dökülsün.
Umutları talan edilmiş ve gökyüzündeki mutlulukları gasp edilmiş çocukların ellerinden tut kalktığında.
Yetim ceylanların yüzünden öperek uyandır şehrini.
Mutlulukla dans ederken en güzel şarkılar bile kifayetsiz kalsın.
Sağırlaşsın hüzünlü şiirler.
Gözlerinde uyumayı istesin gece, gündüz senin ellerinde nefes almayı istesin kelebekler.
Baktığın her yer şiirsel bir tablo,
seslendiğin her bir kapından mutluluk resmi çizilsin.
Kangrenleşen ve ağırlaşan yaralarıma sürdüğüm merhemdi gözlerin.
Hiç yazılmamış bir şiirin başlığıydı yüreğin.
Ellerime dolansın saçların.
Çöz saçlarını dağılsın rüzgara karşı.
Eteklerindeki çiçekleri dök toprağa.
Kısır ve ketum toprakta umutlar yeşersin.
Bir bahar tazeliğinde nefesini bağışla hayata.
Sesinin içinde saklı bir bahçede akşama kadar koşuşsun şiir yüzlü çocuklar.
yangınlara su diye nefesini yetiştireyim.
Gündüz diye güneş ışığı diye yüzünün sıcak iklimlerini sereyim takvim yaprakları.
Zaman dursun gözlerinde.
Akmasın bir dirhem acı gözbebeklerinden.

• Yüzme bilmeyen kollarım bile kulaç atıyor dudaklarına mürekkebi sürmek için.
Harflerin kanına girip teninden akan terlerini kıskandığımı yazıyorum tel tel.
Cümleler yetersiz kalıyor özleminin şiddeti yüreğim kadar olan sevda depremlerini.
Yangınlar biriktirirken sol yanımda, ılık bir bahar sabahını getiriyorum kapına.
Aç gözlerini güneş ilk sana doğacak hadi.
Kaldır yüzünü yorganların altından; bülbüller yeni bir gül kasidesinde sesini kıskanıyorlar.
Sırtını dönme duvarlara çünkü orası ketum sen yüzünü aydınlığa döndür ki
boynu büyük yüreklerden bir tanesi umutlu dolu bir sabaha uyansın.
Ben karanlığı emziriyorum sen uyandığında mutluluklarda doğ diye.
Yetim ceylanları uyandırdım sen uykunun içinde özlemler biriktirirken;
uyandığında ellerinde binlerce çiçek yeniden doğsun diye.

• Geceyi örüyorum gözlerine.
Yıldızları gökyüzünden sağıp yüzünün iklimlerine ilikliyorum.
Sorgusuz sualsiz gülümsüyorum; umutlarına dua diye.
Bazen de ağlıyorum; üzüldüğümden değil sevinçlerine sevinmek için..
Varlığının mutluluğuna adanmış sözler biriktiriyorum yüreğimin iç gömleğinde.
Sana uzanan yolların imkansızlığına aldırmadan seni yazıyorum harf harf.
Toprak kokan ellerimden deniz aşırı ılık meltemleri diz çöktürüp nefesine koşuyor baharlar.
Kokunu kıskanıyor Cennet, sesinin içine kıvrılıyor anne baba yokluğunda yüreği üşümüş çocuklar.
Gözlerindeki ışığı seriyoruz gökyüzüne, alabildiğine kadar aydınlık senli her bir taraf.
Uykusuzluklar revaçta, seni yazan kalem için.

• Yüreğinin sevda bahçesindeyim;
gözlerinin her bakışına yazdığın bir umut sahifesinde saklı mutluluk çiçeklerini kokluyorum.
Eteklerinde biriktirdiğin zamandan avuçlarıma tel tel şarkılar dökülüyor.
Yüzünün beşinci mevsimini gösteriyor takvim yaprakları.
Zamanın perdelerinden binlerce kelebek kanatlanıyor gülüşünün sıcak iklimlerine.
O kelebekler ki; sol kanatlarında ateşi,
sağ kanatlarında ab-ı hayatı aynı anda taşıyan ve tek bir bahar görmeyen bir sevda cümlesi.
Babamı kaybettiğim tarlanın iğde ağaçlarının kokusunda kaybediyorum çocukluğumu..
Gönül çeşmemde ince bir ah u zar başlıyor, göz perdelerimde ise Kırkikindi yağmurları.
Islak kirpiklerimden su içen nice ceylan yavrusunu şiirlerimle emziriyorum bitmek bitmeyen kafiyesizliğimi ifşa etmeden.
Boynu büküklüğümün ellerinden bir Peygamber çiçeği tutuyor,
yağmurları taşımaktan yorgun düşmüş kirpiklerimi güneşle sıvazlıyor ateş böcekleri.
Sana yangınlar biriktiriyorum üşümüş çocukluğumun bir beden bol gelen ceketinde.
Gözlerinin sadakasını gülümseyerek ödemeye yeltenirken
bir duayı ılık bir rüzgarın koynunda muskalayıp gökyüzüne baş göz ediyorum.
Suskunluğumu dudaklarına ilmekleyip bir şiiri gözlerinden içiyorum;
yüreğimde bin yıllık sensizlik çölü susamışlığı varken.

• Tuzu eksik yaralarımdan sağıyorum tekil ayrılıkların faili kalabalık cinayetlerini.
Gecenin koynuna girip ucuz bir cinnetin ayak ucunda gözlerine üşüyorum.
Adının geçmediği tüm hücrelerimi yaksam da yokluğunun yoksulluğunu dindiremedim.

İsmail SARIGENE

      Fon Müzik: Gönül İşleri Dizi Müzikleri - Murat Uncuoğlu & Emre Dündar - Hüzün@http://www.mediafire.com/listen/wmtii049at817mi/Gönül_İşleri_Dizi_Müzikleri_-_Murat_Uncuoğlu_&_Emre_Dündar_-_Hüzün_

[mp3]http://transcode1.mediafire.com/q5pur5kyu98g/wmtii049at817mi/ca16/G%C3%B6n%C3%BCl+%C4%B0%C5%9Fleri+Dizi+M%C3%BCzikleri+-+Murat+Uncuo%C4%9Flu+%26+Emre+D%C3%BCndar+-+H%C3%BCz%C3%BCn+%40.mp3?container=mp3[/mp3]

ŞiirFM arşivindeki tüm şiirleri, fon müzikleri dinlemek ve indirmek (download) için tıklayınız.

. . .

Gönülden Süzülenler/9 – İsmail SARIGENE ~~ 3 Yorum Yapildi

  1. Cevher diyor ki:

    Ah be üstad yine hüznümüze terennüm olmuşsun sağ olasın var olasın yüreğin dert görmesin.

  2. Muhammed Hüseyin Esin diyor ki:

    Süperr… Süper… Süper…
    Bir çok kelimeyle süper…
    Tebrikler mavi bilyeli adam…

  3. piraye diyor ki:

    tek kelimeyle harika bir siir. Trbrik ediyorum…

Degerli yorumlarinizi bekliyoruz..

You must be logged in to post a comment.


Bu site tamamen gönüllü bir site olup kesinlikle hiç bir ticari amaç gütmemektedir.
Buradaki yazı ve şiirlerin bütün hakları, yazarlarına ait olup sahibi istemediği takdirde derhal yayından kaldırılacaktır.
Kaynak belirterek alıntı yapabilirsiniz.
Tüm Tv Yedek Parçalarını Tv Yedek Parça MerkeziLcd Tv, Led Tv, Plazma Tv, Yedek Parçalarını Stoktan, Aynı Gün Kargo İle Tedarik Edebileceğiniz Online Satış Sitesi.

Siir Fm | Fon Müzikleri | Bedirhan Gökçe | Kahraman Tazeoğlu | Şiir BUL | Sitemap
Copyright © 2007 - 2017 SiirFm.COM