Meçhuleye Mektuplar 2 – Muhammed Varol ÖZTÜRK
23 Ocak 2010 Yazan: Cevher
Meçhuleye Mektuplar – 2
Bütün kötülüklerden adımız silinmiş,
hiçbir yerin vatandaşı değiliz ve vatanımız yok bizim.
Sen ve ben yüreğimizde taşırız birbirimizi ve yüreğimizden tanırız.
Aynı kovulmuşluğun izi boynumuzun büklümünde
ve içimizde aynı hasret; ne ki bilişmişiz bir kere.
Bir kere yırtılmış örtüsü hayatın, muhtaç olmuşuz incire.
Bizim olan alınmış ellerimizden, bir sen bir ben kalmışız geriye;
İçimizde aynı fakirlik.
Ve susamışlık.
Hayat pusu kurmuş, kurutmuş bütün kuyuları.
Bütün çeşmeleri ölüm kadar uzağa akıtmış.
İnsanlar bıktırmış, yaşamak korkutmuş, aşklar küstürmüş.
Bütün mutluluklar bölüşülmüş, acılar kalmış payımıza
mevsimlerden hazan aylardan eylül.
Yalnız bir biliriz ne büyük bir kahredici olduğunu hayatın.
Yine de yürürüz melankolik yağmurlarda,
yine de “acı çekmek ruhun fiyakasıdır” deriz.
Ne ki bilişmişiz bir kere
ve açılmıştır suskunun kapısı.
Konuşursun;
hüzünlü bir gülümseyiş belirir Charlie Chaplin’in yüzünde.
Konuşurum;
ya gözlerin olmasaydı derim, ya da yüreğim olmasaydı mesela.
Sen benim bütün yitik aşklarımın kahramanısın
gibi bir şey, gelir geçer içimden.
Çünkü biliriz
bir defa kahrolmak yetmez adama,
bir defa sevmek nasıl yetmiyorsa.
Yine de korkarım konuşmaktan.
Konuşursam,
sen bütün aşklarımın yitik kahramanı olursun çünkü
çünkü herkesin gizlenmiş bir yarası vardır içinde.
Bu yüzdendir
susulmuş, yutkunulmuş bir cümlenin ardında
ünlem işareti gibi duruşum.
Bu yüzdendir
yakasında karanfil, ütüsüz bir gömlek kadar yakışıksız oluşum.
Öylesine bir şey değilse konuşmak, cevabım olsun soruna:
Ben, Cem Karaca’nın bağıran sesinde
“bir gül ağacıyım Gülhane Park’ında
ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında.”
Madem yırtılmıştır örtüsü hayatın
ve madem bilişmişizdir bir kere
avucumdan güneşler doğurtabilirim geceye inat.
Bütün ayrılıklara inat, her gün biraz daha sevebilirim seni.
Çünkü başımız beladadır hayatla
ya ölüme yakın dururuz bu yüzden, ya da aşka.
Muhammed Varol ÖZTÜRK
Popularity: unranked [?]


