Sukut – Mevlana
04 Eylül 2010 Yazan: Cevher 

Kalbin edebi sükûttur.
Susan kurtulur.
Güzellik dilin altında gizlidir.
Sükût, incelik, edep ve zerafet
insanı her gittiği yerde sultan yapar.
Ney – Nikriz – indir | Alternatif
Popularity: 1% [?]


Sükûneti korumak kolay değil. Şems-i Tebrizi der ki:
Sözü süz de söyle,
Mânâyı inci gibi diz de söyle,
Yüze söyle, gıybet olmasın.
Ukdeyi içinden çöz de söyle, yapmasın yara
Öyle bir söyle ki hoş gelsin yâre …
Çok güzel bir hikaye paylaşalım o zaman.:)
Bir Arap şâiri, padişahın birinin tapısına geldi. Padişah Türk’tü, Farsça bile bilmiyordu. Şâir, padişaha arapça pek güzel bir kaside düzmüştü. Padişah tahtına oturmuştu. Bütün dîvan ehli huzurdaydı. Beyler, vezirler, teşrifata göre sıralanmıştı.
Şâir, ayağa kalktı. Getirdiği kasideyi okumaya başladı. Padişah beğenilecek yerlerde başını sallıyor, şaşılması gereken yerde şaşkınlık gösteriyor, gönül alçaklığı gösterilmesi gereken yerlerde iltifatlarda bulunuyordu.
Dîvan ehli şaşırdılar. Padişahımızın arapça bir söz bile bilmezdi; tam yerinde nasıl oluyor da başını sallıyor; yoksa arapça biliyordu da bunca yıldır bizden mi gizliyordu; arapça edebe aykırı bir söz söylediysek vay bizim halimize diyorlardı..Padişahın pek sevdiği bir kölesi vardır. Ona at verdiler, katır verdiler, mal verdiler; bir o kadar daha vermeyi de boyunlarına aldılar. Bize şu hali bildir, padişah arapça biliyor mu, bilmiyor mu?
Tam yerinde nasıl baş sallıyordu; yoksa bu, keramet miydi, ilham mıydı, öğren de haber ver bize dediler.
Köle bir gün fırsat buldu. Ava gitmişlerdi, birçok av avlanmıştı. Padişahı memnun gördü, hali sordu. Padişah güldü de vallahi dedi, ben arapça bilmem; amma başımı sallıyordum, çünkü o şiirden maksadı nedir, onu anlıyordum da başımı sallıyor, anlıyor, beğeniyordum.
söz de hikayede çok güzel anlamlı.
yüreğinize sağlık….
evet bazen susmak en güzel cevaptır aslında.